• SUR YAPIIIIIII
SİYASET Haber Girişi : 03 Haziran 2024 10:41

İsrail terör örgütüne haddini bildirin.

İsrail terör örgütüne haddini bildirin.

Saadet Partisi Antalya İl Teşkilatı tarafından İsrail’in Filistin halkına yönelik saldırıları protesto edildi. Partililer adına konuşan Saadet Partisi Antalya İl Başkanı Ramazan Düzen, “Bugün Siyonist İsrail’in yaptığı soykırımı lanetlemek, Filistinli kardeşlerimizin yanında olduğumuzu göstermek, Siyonizme karşı onurluca direnen kardeşlerimize omuz vermek, direnişi selamlamak ve ikiyüzlü suskunluğa karşı insanlık onurunu haykırmak için buradayız” dedi.

 

 

Saadet Partisi Antalya İl Teşkilatı tarafından İsrail’in Filistin halkına yönelik saldırıları protesto edildi.

 

Bugün Cuma Namazı çıkışında Şarampol Camii’nden Kapalı Yol’daki havuz başına kadar yürüyen partililer, “D8’in askeri birliği kurulsun İsrail’in kolu kırılsın” ve “Fiili icraata geçmek gerekir İsrail laftan anlamaz ancak güçten anlar” yazılı pankart taşıyarak slogan attı. Ellerinde Türk ve Filistin bayraklarıyla yürüyen Partililer, taşıdıkları “Su yok elektrik yok internet yok katliam var, özgür Filistin, iktidar kınamaz icraat yapar, İsrail güçten anlar, kaybolan vicdanı arıyorum, kaybolan insanlığı arıyorum, hesap soracak cesur ve dirayetli lider arıyorum, işgalci İsrail’e yakıt ikmali yapan ABD üsleri kapatılsın, Filistinli çocuklar ölürken nerdesiniz ey Müslümanlar” yazılı dövizlerle dikkat çekti. Havuz başına vardıklarında Filistin bayrağı açan partililer, Filistin’de katledilen bebeklerin kefenli hallerini simgeleyerek kağıttan İsrail bayraklarını yaktı. Çocuklar ise ellerindeki sapanlarla dikkat çekti.

 

Partililer adına konuşan Saadet Partisi Antalya İl Başkanı Ramazan Düzen, “Bugün Siyonist İsrail’in yaptığı soykırımı lanetlemek, Filistinli kardeşlerimizin yanında olduğumuzu göstermek, Siyonizm’e karşı onurluca direnen kardeşlerimize omuz vermek, direnişi selamlamak ve ikiyüzlü suskunluğa karşı insanlık onurunu haykırmak için buradayız” dedi.

 

“Sözün bittiği yerdeyiz. İkiyüzlülüklerin zulmü azdırdığı, soykırımcı Siyonistlerin Filistin’de katliam yaparken susanların kıyameti zorladığı zamandayız” diyen Düzen, “Bugün Filistin’de mazlum kanı üzerine kurulmuş bir rejim var. İsrail bir devlet değildir. Emperyalizm tarafından kurulmuş ve desteklenen, bütün dünyaya kötülük yayan, soykırımcı kanlı bir organizasyondur” ifadelerini kullandı.

“Artık gözlerimizde Filistin için gözyaşı dökecek hâl, İsrail’e lanet okuyacak dermanımız bile kalmadı” diyerek İsrail’in sadece kınamakla durdurulamadığının altını çizen Düzen, “Kınamakla yetinenlere, bir araya gelemeyenlere, yaptırım uygulayamayanlara yazıklar olsun. Sadece dağılmak için toplananlara yazıklar olsun” açıklamasında bulundu.

 

“İslam ülkeleri bir araya gelsin, hiçbir İslam ülkesi sömürülmesin, işgale ve soykırıma maruz kalmasın, İslam ülkeleri olarak birlikte güçlü olalım” diye Saadet Partisi kurucusu merhum Necmettin Erbakan öncülüğünde D-8’in kurulduğunu hatırlatan Düzen, “Fakat gelin görün ki bugün D-8’e sahip çıkılmamasının sonuçlarını yaşıyoruz. Böcek kadar bir terör devleti, koca koca İslam ülkelerinin gözünün içine baka baka kardeşlerimizi katlediyor, tam 9 aydır. İsrail’in işlemediği bir savaş suçu kalmadı. Bir bölgeyi güvenli bölge diye duyurup ardından o bölgeyi bombalayacak kadar vahşileşti ve alçaldı. İsrail’in Refah’ta yaptığı tam olarak bu. İsrail bu hudutsuzluğunu birilerinden aldığı güce ve müsaadeye borçlu olabilir elbette. Ancak bizim merakımız, Türkiye ve bölge ülkeleri bu suskunluklarını neye borçlu?” diye konuştu.

 

İsrail’in zulmünün Gazze ile sınırlı kalmayacağını, bu işgal durdurulmazsa Filistin’i de aşacağını söyleyen Düzen, 8 Haziran’da D-8’e üye ülkelerin dışişleri bakanlarının olağanüstü toplanacağının duyurulduğunu hatırlattı. “İnşallah bu toplantıdan çıkacak kararlar, D-8’in ağırlığına gölge düşürmez” diyen Düzen, şöyle konuştu:

“Yaklaşık dokuz aydır tarihin en kanlı soykırımlarından biri yaşanıyor. Güya modern çağda… İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi diye bir sözleşmenin, antlaşmanın olduğu bir dünyada!

Güçsüzü korumak için “barış gücü”nün var olduğu bir dünyada!

Yazıklar olsun sizin barış gücünüze de insan haklarınıza da!

Ama biz zaten biliyorduk bunların ne kadar iki yüzlü olduğunu. Bundan dolayı Erbakan Hocamızın öncülüğünde D-8’i kurmuştuk. İslam ülkeleri bir araya gelsin diye, hiçbir İslam ülkesi sömürülmesin diye, işgale ve soykırıma maruz kalmasın diye, İslam ülkeleri olarak birlikte güçlü olalım diye…

Fakat gelin görün ki bugün D-8’e sahip çıkılmamasının sonuçlarını yaşıyoruz. Böcek kadar bir terör devleti, koca koca İslam ülkelerinin gözünün içine baka baka kardeşlerimizi katlediyor, tam dokuz aydır!

İsrail’in işlemediği bir savaş suçu kalmadı! Bir bölgeyi güvenli bölge diye duyurup ardından o bölgeyi bombalayacak kadar vahşileşti ve alçaldı. İsrail’in Refah’ta yaptığı tam olarak bu. 

İsrail bu hudutsuzluğunu birilerinden aldığı güce ve müsaadeye borçlu olabilir elbette. Ancak bizim merakımız şu; Türkiye ve bölge ülkeleri bu suskunluklarını neye borçlu?

Herkes bilsin ki; bu zulüm Gazze’yle sınırlı kalmayacak, bu işgal durdurulmazsa; Filistin’i de aşacak. İsrail’e hak ettiği dersi vermemek; biz de sıramızı bekliyoruz demektir! İsrail karşısında bir olmamak; İsrail için yumuşak birer lokma olmaktır.

İşte D-8 orada duruyor. 8 Haziran’da da üye ülkelerin dışişleri bakanlarının olağanüstü toplanacağı duyuruldu.

İnşallah bu toplantıdan çıkacak kararlar; D-8’in ağırlığına gölge düşürmez. Çünkü D-8 asla ve asla kınama bildirileri yayınlamak için kurulmamıştır. Bunu yapacaksınız eğer hiç toplanmayın, halihazırda bu kınamayı yapacak bir sürü kuruluş var zaten.

İnşallah bu D-8 toplantısında; bir kez daha sadece dağılmak için toplanmazsınız. Çünkü yine aynı şekilde dağılmak için toplanacak çok kurum var.

 

Biz tüm bunlara yürekten inanıyoruz. Ancak asıl soru şu; Türkiye başta olmak üzere İslam ülkeleri bu zaferin neresinde yer alacaklar?

“Kuvayı Milliye neyse Hamas odur” diyorsak; biz bu bağımsızlık mücadelesinin neresindeyiz?

Büyük İsrail Projesi; sadece Filistin için değil, coğrafyamızdaki bütün ülkeler için tehdit diyorsak, biz bu İsrail’e karşı duruşun neresindeyiz.

Kudüs mutlaka özgür olacak diyorsak, biz bu özgürlüğün neresindeyiz?

Mescid-i Aksa kurtulacak diyorsak, biz bu kurtuluşun neresindeyiz?

İşte tüm bu soruları düşünerek girin D-8 toplantısına!

Bu ümmete 7 Ekim’den bu yana yaşadığı acıları bir daha yaşatmayın!

Bu zulme, bu soykırıma son verecek kararları açıklayın!

Açıklayın ki; bütün bir millet, bütün bir ümmet ve bütün bir insanlık size selam dursun!

Bugün dünyanın her yerinde barışa, adalete ve insan haklarına inanan ve saygı duyan insanlar var. İsrail, katliamlarına başladığı günden beri sokaklardalar, caddelerdeler… İngiltere’de gördüğümüz insan seliyle İstanbul’da gördüğümüz insan seli birbirinden farklı değil!

New York’ta da Madrid’de de bütün bir insanlık Özgür Filistin diye haykırıyor!

Beyaz Saray’ın önünde de Beyazıt Meydanında da insanlar “Katil İsrail, Filistin’den Defol” sloganını atıyor.

O güya büyük devletler İsrail’in yanında olabilirler, fakat bütün insanlık Filistin’in yanındadır!

Bütün insanlık Filistin için bir adım atılsın, soykırım dursun diye aylardır çırpınıyor. Bu adımı Birleşmiş Milletlerin atmayacağı artık ortadadır. Amerika’nın, İngiltere’nin, Fransa’nın mazlumların gözünün yaşına bakmayacağı açık olarak görülmektedir. Geriye insanlığın umutlarını yeşertebilecek tek bir kurum kalıyor; o da İslam ülkeleri ve D-8’ler!

Dışişleri Bakanlığımızın daveti üzerine üye ülkelerin dışişleri bakanlarıyla gerçekleşecek D-8 toplantısının; İslam ülkelerinin tam bir birliktelik ve uyum içerisinde çalışması için bir vesile olmasını diliyoruz.

Toplantıda alınacak kararlar sonucunda; İsrail’e karşı gereken tüm yaptırımların uygulanmasını, Filistin’e gereken bütün desteği verilmesini diliyorum.”