AYETLERİ ALGILAMADA HADİS ALGISININ (KADININ YARATILIŞINA ve KADINA BAKIŞ DÜŞÜNCESİNE) ETKİSİ-3

  • imsa

   Bu haftada köşe konuğumuz olan on dokuz mayıs üniversitesi ilahiyat fakültesi arşiv görevlisi Salih KESKİN’in ayetleri algılamada hadis algısının etkisi makalesinin üçüncü ve son bölümünü paylaşmaya devam ediyoruz.

Rivayetlerin Kütüb-i Tis’a Kaynaklarında Yer Alış Şekli

    Kütüb-i Tis’a kaynaklarında çalışmamıza konu olan rivayetler iki farklı versiyonla yer almaktadır. Bunlardan birincisi “kadın kaburga kemiği gibidir... versiyonudur ki hadis kaynaklarında şu iki metinle yer almaktadır:

• Kadın kaburga kemiği gibidir. Onu doğrultmaya kalkarsan, kırarsın. Ondan yararlanmak istersen, eğri olduğu halde de yararlanabilirsin32

• Kadın sana karşı tek düze davran(a)maz. Çünkü o kaburga kemiği gibidir. Onu doğrultmaya kalkarsan, kırarsın. Kendi haline bırakırsan, ondan eğri olduğu halde yararlanırsın.

   Rivayetin ikinci versiyonu ise “kadın kaburga kemiğinden yaratılmıştır...

)ve “onlar kaburga kemiğinden yaratılmışlardır... ”ifadeleri ile aktarılan metinlerdir ki bu da Kütüb-i Tis’a kaynaklarında şu metinlerle yer almaktadır

• Kim Allah’a ve Ahiret gününe iman ediyorsa komşusuna eziyet etmesin Bir de kadınlar hakkında birbirinize hayır tavsiye ediniz. Çünkü onlar kaburga kemiğinden yaratılmışlardır. Kaburga kemiğinin en eğri yeri en uç kısmıdır. Onu doğrultmaya kalkarsan kırarsın. Kendi halinde bırakırsan, eğriliğine devam eder(ondan öyle yararlanırsın) Onun için sizler kadınlar hakkında

birbirinize hayır tavsiye ediniz.

• Kadın kaburga kemiğinden yaratılmıştır. Sana karşı tek istikamet üzerine doğrulamaz. Ondan yararlanmak istersen eğri olduğu halde de yararlanabilirsin. Onu doğrultmaya kalkarsan kırarsın. Onun kırılması da boşanmasıdır.

• Kadın kaburga kemiğinden yaratılmıştır. Onu doğrultmaya kalkarsan, kırarsın. Ona iyi davran. Çünkü onda eğrilikle beraber yeterince yararlanılabilecek hususlar da vardır.

   Bu anlamda rivayetlerin tüm varyantları göz önüne alındığında sahih kabul edildiğini ifade etmemiz, genel bir bilgi vermek adına kanaatimizce yeterli olacaktır. Rivayetlerin iki ayrı versiyonundan birisi olan “Kadın kaburga kemiği gibidir” ifadesinin teşbih içerdiği ilk bakışta anlaşılacak kadar açık olmakla beraber, “Kadın kaburga kemiğinden yaratılmıştır” ifadesi yukarıda zikrettiğimiz tefsir kaynaklarında da görüldüğü üzere gerek ilmi eserlerde gerekse halk arasında lafzi anlamıyla yaygınlık kazanmıştır. Ancak rivayeti incelediğimizde Hz. Peygamber’in kadınının yaratılışına dair bilgi verme gayesi ile değil, erkek-kadın ilişkilerine dair tavsiyelerde bulunurken, komşuluk hakkından bahsetmesinin ardından ve onlara iyi muamele edilmesini ifade ederken mezkur ifadeyi kullanmasının günlük hayatta hepimizin kullandığı “ teşbih”in Rasulullah (sav)

tarafından da kullanıldığı sonucuna bizi götürmektedir. Şöyle ki rivayetin kendi içindeki bağlamı da bunu açıkça ortaya koymaktadır:

   Kim Allah’a ve Ahiret gününe iman ediyorsa komşusuna eziyet etmesin. Bir de kadınlar hakkında birbirinize hayır tavsiye ediniz. Çünkü onlar kaburga kemiğinden yaratılmışlardır. Kaburga kemiğinin en eğri yeri en uç kısmıdır. Onu doğrultmaya kalkarsan kırarsın. Kendi halinde bırakırsan, eğriliğine devam eder(ondan öyle yararlanırsın) Onun için sizler kadınlar hakkında birbirinize hayır tavsiye ediniz. Rivayette yaratılış ile ilgili ifadenin müminlere yönelik öğütler içinde kadınların hassaslığına, inceliğine yönelik bir tasvir olarak yer aldığını görmekteyiz.

   Rasulullah’( sas)ın —sözlerinde kullandığı teşbih ifadelerine bir örnek olarak— Veda haccında hanımları taşıyan develeri süren Enceşe isimli Habeşli köleye hanımların sarsılmaması için söylediği “( Kristal) cam bardaklara yumuşak davran ya Enceşe” şeklindeki ifadesinden yola çıkarak “Hz. Peygamber kadınlara kristal/cam bardak diye hitap etti, demek ki kadınlar bardaktır” demek nasıl bir anlama hatası olarak karşımıza çıkıyorsa üzerinde çalıştığımız rivayetlerdeki

kadınların hassaslığına yapılan vurgunun da lafzi olarak anlaşılması kanaatimizce aynı sonuca bizleri götürmektedir.

   Yüce Allah elbette her varlığı farklı kurallar dâhilinde yaratmaya kadirdir. Nasıl Hz. Adem’in çamurdan, topraktan yaratılması42 O’nun çamura ve toprağa atıfla kirli, kötü vs. şeklinde anlaşılmasına sebebiyet vermiyor ise kadının da herhangi bir şeyden yaratılması ona bir alçaklık, düşüklük getirmeyecektir.

   Kur’an lafızları, mânaları ve kullandığı üslubuyla Arapça’dır. Dolayısıyla onu anlamak, ondan hüküm çıkarmak, istidlalde bulunmak için, mutlaka o dönemde mevcut bulunan lafızları, mânaları, üslup çeşitlerini, taşıdığı ihtimalleri gerçek anlamda bilmek gerekir. Aksi takdirde Şari’in maksadı anlaşılmayacak bundan da ötesi ondan uzaklaşılacaktır. Hadislerin Hz. Peygamber’den bize

intikalinin sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesi ne kadar önemliyse, delaleti dediğimiz doğru anlaşılması, kavranması ve yorumlanması da o derece önemli ve üzerinde durulması gereken bir husustur. Geçmişten günümüze değişmeyen gündem maddesi olarak önümüzde duran anlama problemi, dün olduğu kadar hatta daha da fazla bugünün insanı için önem arz etmektedir.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.