Hoşgeldiniz  

YEREL SEÇİM ÖNCESİ

Mustafa ECE | 11 Şubat 2019 | Köşe Yazıları


Mustafa ECE
mustafaece@hotmail.com

 

Bu günlerde imalat sektörünün yeteri kadar aktifleştirilmediğinden söz edebiliriz. İhracat sektörünün yeterli miktarda ülkeye katkı sağlayacak ölçütlerde aktifleştiremediğimizi düşünebiliriz. Sermayenin bankacılık sektörü aracılığıyla tekelleştirildiği ve imalat sanayinin Anadolu halkına yayılması gerektiğini yetkililere anlatmalıyız. Yıllardır Eğitimin içinin boş olduğunu yetkili ağızlar bile ifade ediyorlar. Son yıllarda çıkan aileye yönelik yasaların toplumsal düzeni sağlamaktan uzak olduğunu söylemeliyiz. Toplumumuzun inancına, örfüne, kadim geleneklerine uymayan uluslararası sözleşmelerin, seçim zamanında oyuna başvurulan bu toplumun hiçbir ferdinin haberi olmaksızın imzalandığını görmeliyiz. Hâsılı ülkenin gidişatındaki bürokratik, siyasi, idari hatalardan bahsetmemiz ve çözümlerimizi icra mercilerine ulaştırmamız gerekmektedir. Muhalefetin, iktidarın yaptığı icraatlardaki ülke menfaatine olan konuları bunu doğru yapıyorsun diyemediği, yanlışlarına da alternatif çözümler üretmekten ve bunları topluma anlatabilmekten aciz oldukları bir günde yaşıyoruz. Kısacası muhalefetin iktidarsızlığından da bahsetmeliyiz. Çünkü bunlardan bahsetmeye kalktığımız bu günler seçim öncesidir. Muhalefetin bile yapamadığı bu işleri iktidara tavsiye niteliğinde bile söylenirse muhalefetten daha acımasız muhalefet etmiş olunacağından seçim öncesi susmalıyız diye düşünemeyiz. Zira toplum olarak rahatsızlığımızı bu gün dinletemezsek seçim sonrası kime anlatacağız.

Bu millet karşısına geçen kim olursa olsun, basiretiyle toplumuna zarar verecek kişileri, bir şekilde yola getirmiş veya onların zorlamasıyla gitmesi düşünülen yerlere zorlamayla gitmemiştir. Ekonominin bozukluğundan bahsedenlerin varlığı kadarıyla ekonomimizin mükemmel bir zeminde gittiğini söyleyenlerin varlığı da mevcuttur. Toplumun ekseriyeti nezdinde aileyi yıkan yasaların çıkmasından kim sorumludur. Hatta bu yasaların topluma ne kadar menfaat sağladığını anlatmaya çalışan küçük bir gurubun varlığı da ortadadır. Bu yasalar veya uluslararası sözleşmeler topluma iyice anlatılmadan ya da zorunluluğu anlatılarak halka danışılmadan imzalanıp bu noktadan sonra itirazların yapılmasına da suçmuş gibi bakıldığı bir ortamı yaşıyoruz. Bu kadar can alıcı ve toplumu derinden etkileyecek kararları topluma sorsaydık, kabul edilirse ne yapalım çoğunluğunuz kabul etti dememiz mümkünken şimdi sürekli ülkenin içten ve dıştan rahatsız edildiği hatta beka meselesi haline dönüştüğü bu anlarda bunları ortaya çıkarmasaydık daha mı iyi olurdu diye insanın aklına geliyor. Bizler idarecisine güvendiğinde onunla ölüme bile severek giden bir toplum olduğumuzu daha nasıl (kurtuluş savaşı – 15 Temmuz) ispatlamamız gerekir bilemiyorum. Bu milleti birbirine düşürmeden, kendi içindeki hainlere fırsat vermeden, toplumun (dünya ve ahiret) geleceğiyle alakalı kararlara, zihnine kılçık sokmadan bu milleti ortak etmek idarecilerimizden genel talebimizdir.

93 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Seri Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

mecidiyeköy escort ataköy escort beylikdüzü escort

istanbul escort

istanbul escort bayan

porno izle

porno indir