Hoşgeldiniz  

Yeni Türkiye’ye uyanacağız

admin | 29 Ocak 2019 | Tüm Manşetler A- A+

 

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, “Yerel yönetimlerimizin yeni bir değişime, yeni bir dönüşüme ihtiyacı vardır” dedi.

Saadet Partisi, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde aday gösterdiği isimleri kamuoyuyla paylaştı.  ATO Congresium’da düzenlenen ve 404 adayın tanıtımının gerçekleştiği programda konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, 31 Mart seçimlerinin bir dönüm noktası olduğunu vurguladı.

“Yolumuzdan dönmedik”
50 yıl önce merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın bağımsızlar hareketini 1969 yılında başlattığını hatırlatan Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu, “Bugün tarihi bir gündür. Yola ilk çıktığımızda, partimiz yüksek ahlak ve fazileti esas alacaktır, her zaman hakkı üstün tutacak, iyiyi yüceltmenin, kötüyü men etmenin mücadelesini verecektir. Topluma, huzur ve adalet, vatandaşlarımıza saadet ve selamet getirmeyi gaye edinecektir. Nasıl ki tek kanatlı bir kuş uçamazsa tek taraflı kalkınma da olamaz. Partimiz manevi kalkınmanın yanında pozitif ilimlere ve maddi kalkınmaya da öncelik verecektir. Teknikte taklitçilikten kurtularak, her sahada üretici, icat edici gerçek bir kalkınmayı ilke edinecektir. Milletimizin geçirdiği tarihi tecrübeler, kazandığı olgunluk sayesinde, milli ve manevi değerlerimize halel getirmeden, demokratik hukuk nizamı içerisinde hareket edecektir. Maddi ve manevi kalkınma hareketlerinin, basiretli ve isabetli bir sentezini yapacak ve bu suretle bütün insanlığa ışık tutacaktır. Milletimizin, yeniden bütün dünyaya örnek olacak, büyük bir medeniyeti kurmasına öncülük edecektir demişiz. Bugüne kadar çizgimizden, duruşumuzdan en ufak bir taviz vermedik. Yolumuzdan dönmedik. Rüzgâra, konjonktüre, makama, mevkiye göre yön değiştirmedik” dedi.

“Türkiye’nin yolunu belirleyeceğiz”
“Rantı değil insanı esas alan, dürüst belediyecilik anlayışını Türkiye’mize yeniden hâkim kılacak kadroları milletimizle buluşturuyoruz” diyen Genel Başkan Karamollaoğlu sözlerine şöyle devam etti: “1969 yılı maddi ve manevi kalkınmamızın, yerli ve milli duruşun başlangıç yılı olduysa 2019 yılı da yeniden büyük Türkiye ve yeni bir dünyanın adımı olacak inşallah. Bu seçimde sadece belediye başkanı seçmeyeceğiz. Vereceğimiz her bir oyla sadece yerel yönetimlerin değil, Türkiye’nin yolunu, istikametini belirleyeceğiz. Sadece şehirlerimizin değil, bir bütün olarak Türkiye’mizin geleceğine karar vereceğiz. Otoriterleşen bir Türkiye mi demokratikleşen bir Türkiye mi? Ötekileştiren bir Türkiye’mi bütünleştiren bir Türkiye mi? Rantı esas alan bir Türkiye mi, hakkaniyeti esas alan bir Türkiye mi?  G-8’lere oyun alanı açan bir Türkiye mi, yoksa D-8’leri kuran bir Türkiye mi? Bir rahiple adaleti, bir tweet ile ekonomisi sarsılan bir Türkiye mi, yoksa adaleti, ekonomisi, teknolojisi ve demokrasisiyle tüm dünyaya örnek olan bir Türkiye mi? İşte bu seçimde buna karar vereceğiz. Hak diyoruz, hukuk diyoruz, adalet diyoruz, üretim diyoruz, liyakat diyoruz. Önce ahlak ve maneviyat diyoruz. Şahsiyetli dış politika diyoruz. Düşmanlaştırma ve ötekileştirme değil, kardeşlik ve kucaklaşma diyoruz.”

“Yeni dönem başlayacak”
Ülkedeki belediyecilik anlayışını eleştirerek konuşmasını sürdüren Karamollaoğlu,Türkiye’de belediyecilik anlayışını 3 döneme ayırabiliriz. Birinci dönem ‘hem çalıyorlar hem çalışmıyorlar’ dönemi. Bu dönem, 3Ç (Çöp-Çamur-Çukur) ve 3Y (Yalakalık-Yolsuzluk-Yandaşlık) olarak biliniyordu. Sokaklar çöpten, yollar çukur ve çamurdan geçilmiyordu. Belediyelerin imkânlarından sadece yalakalar ve yandaşlar yararlanabiliyordu. Milletin alın teri yolsuzluk yapanların cebine akıyordu. İkinci dönemse ‘Çalıyorlar ama çalışıyorlar’ dönemi. Bu dönemde kısmen 3Ç gitti lakin 3Y olduğu gibi kaldı. Milletimizi rahatlatan birtakım icraat ve hizmetler olsa da her hizmetin altından bir rüşvetin, her icraatın altından bir yolsuzluğun çıktığı bir döneme girildi. İnşallah 31 Mart seçimleriyle yeni bir dönem başlayacak. Tıpkı 94 ruhunda olduğu gibi, çalmadan çalışan, dürüstlüğü şiar edinen bir belediyecilik anlayışı yeniden hâkim olacak.  Bazıları 94 ruhuna yeniden döneceklerini ifade ediyorlar; ama bilmeliler ki ruh çağırmakla ruh gelmez. Sizin Milli Görüş saflarında belediyecilik yaptığınız günlerle bugünkü anlayışınız arasında dağlar kadar fark var. 94 ruhu ancak Milli Görüş zihniyetiyle gelir; çünkü hizmet ve başarının temelinde kişiler değil, zihniyetler yatar. Hakk-ı üstün tutanlar, ibadet aşkıyla çalışanlar, ülkesine ve insanlığa büyük hizmetler yaparlar. Milli Görüşçüler başarılıdır; çünkü Milli Görüş’ün temelinde dürüstlük vardır, samimiyet vardır. Milli Görüşçü kadrolar genel ve yerel yönetimlerde, rüşveti, iltiması, kayırmacılığı ve yolsuzluğu tarihe gömdüler. Belediyelerde, ‘Rüşvet alan da veren de melundur’ anlayışını hâkim kılmıştık. Ne yazık ki bugün manzara ortada ve rüşvet alan da veren de melundur anlayışının yerine, rüşvet alan da veren de memnundur anlayışı geldi” diye konuştu.

“Algı operasyonu yapıyorlar”
Ülkeyi 16 yıldır AK Parti’nin yönettiğini hatırlatan Karamollaoğlu, “Hiç kusura bakmayın, kendi acizliğinizi mağdur edebiyatıyla örtemezsiniz. ‘Operasyon var’ diyerek, ‘dış güçler’ diyerek milleti kandıramazsın. Bu ülkenin başına gelen en büyük operasyon sizsiniz. Yaptığınız yanlışlarla adaleti bitirdiniz, hukuka olan güveni yok ettiniz, mağdurlar ordusu oluşturdunuz. Yaptığınız yanlışlarla sanayiyi bitirdiniz. Tarım ve hayvancılığı iflas ettirdiniz. Ekonomiyi darboğaza sokup buluttan nem kapar hale getirdiniz. Devlet için değil, kendiniz için çalışanları yücelttiniz, bürokrasiyi bitirdiniz. Her şeyden önemlisi değerlerimizi yıprattınız, tükettiniz. Şimdi operasyon diyerek, dış güçler diyerek işin içinden sıyrılamazsınız. Türkiye’ye verebileceği hiçbir şey kalmamıştır. Yorgundur, Türkiye’yi de yormaktadır. Bitkindir, Türkiye’yi de bitirmektedir. Vereceği hiçbir sözün, yapacağı hiçbir vaadin karşılığı yoktur. Bu yüzden her seçim öncesi yaptıkları gibi algı operasyonu yapıyorlar. Milletimizi korkutarak oylarını ellerinde tutmaya çalışıyorlar. AK Parti yerel seçimlerde kötü bir sonuç alırsa ülkenin bekası tehlikeye girermiş. Başörtülü kardeşlerimiz sokakta yürüyemezmiş. Ekonomi iflas eder, vergiler iki katına çıkarmış. Ben bütün bu iddialar için sadece hadi oradan diyorum. Türkiye’nin beka sorunu yoktur, AK Parti’nin tükenmişlik sorunu vardır” ifadelerini kullandı.

“Vatandaş belediyeciliğine geçeceğiz”
İktidar ile Saadet Partisi arasındaki farkları da değerlendiren Karamollaoğlu, “Onlar tüketim ekonomisini ve tüketim toplumunu temsil eder. Saadet Partisi üretim ekonomisini ve üretim toplumunu temsil eder. Onlar kolay kazancı, rantçılığı, toplumu yoksullaştırıcı, işsizliği artırıcı, politikaları ve anlayışı temsil eder. Saadet Partisi emeğin, çalışmanın, üretimin, adil bölüşümün el üstünde tutulduğu politikaları ve anlayışı temsil eder. Onlar ekonomiden başlayarak her alanda dışa bağımlılığı temsil eder. Saadet Partisi her alanda iç dinamiklerle netice almayı temsil eder. Onlar İslami birikimi görüntüye mahkûm kılmayı temsil eder. Saadet Partisi ahlak ve maneviyatı üstün tutmayı ifade eder. Onlar kabuğu temsil eder. Saadet Partisi özü temsil eder. Onlar gömlek değiştirme anlayışını temsil eder. Saadet Partisi zorluklar karşısında sabrı ve haktan ayrılmamayı temsil eder. Onlar dünya malına aşırı tamahı ve aşırı mal yığmayı temsil eder. Saadet Partisi tamahı dizginlemeyi temsil eder. Temsil ettiğimiz bu idealler ile bozulan düzenin alternatifi olduğumuzu yeniden ilan ediyoruz. Allah’ın izniyle ilk iş olarak, bütün belediyelerde ‘Rüşvet alan da veren de melundur’ anlayışını yeniden hâkim kılacağız. Tüyü bitmemiş yetimin hakkına sahip çıkacağız. Yolsuzluğun, usulsüzlüğün kökünü kazıyacağız. Yandaş belediyeciliğinden vatandaş belediyeciliğine geçeceğiz. İsraf etmeyeceğiz, ettirmeyeceğiz. Çalıyorlar; ama çalışıyorlar anlayışını yıkıp çalmadan nasıl çalışılacağını göstereceğiz. Yerel sanayileşmeye öncülük edeceğiz. Göç veren illere güç kazandıracağız. Kısacası rantsal dönüşüm değil, gerçek kentsel dönüşümü gerçekleştireceğiz. Stres şehirleri değil, huzur şehirleri inşa edeceğiz” şeklinde konuştu.

“81 milyonu kucaklayacağız”
Karamollaoğlu konuşmasını şu ifadelerle noktaladı: “Gelinen noktada Türkiye tıkanmıştır, yerel yönetimlerimiz tıkanmıştır. Türkiye’nin özellikle de yerel yönetimlerimizin yeni bir değişime, yeni bir dönüşüme ihtiyacı vardır. 31 Mart seçimleri bunun için tarihi bir fırsattır. Yılmak yok, bıkmak yok, yorulmak yok. Gelecekten ümidi kesip yılgınlığa düşmek yok. Milli şairimiz Mehmet Akif ne güzel demiş; “Âtiyi karanlık görerek azmi bırakmak. Alçak bir ölüm varsa, eminim, budur ancak” Biz bu ülkenin geleceği için, daha güzel yarınlar için 31 Mart’a kadar köy köy, ilçe ilçe dolaşacağız. Dağ mezra ayırmayacağız. Sokaktan caddeye, Twitter’dan YouTube’a her yerde olacağız. Her sahada en aktif çalışmayı biz yapacağız. Her kapıya gideceğiz, her eli tutacağız, her yüreğe dokunacağız. Hiçbir ayrım gözetmeksizin 81 milyonu kucaklayacağız. İnşallah, 1 Nisan sabahı yeni bir güne, yeni bir döneme, yeni bir Türkiye’ye uyanacağız. Allah şimdiden mübarek etsin. Zafer inananlarındır ve zafer yakındır.”
Veli AKOĞLU

104 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Seri Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.