Hoşgeldiniz  

“Türkiye’ye ihanettir”

admin | 28 Ocak 2019 | Tüm Manşetler A- A+

 

Anavatan Partisi Genel Başkanı İbrahim Çelebi, “Seçimleri ölüm-kalım savaşı haline getirmek Türkiye’ye büyük bir ihanettir” dedi.

Anavatan Partisi Genel Başkanı İbrahim Çelebi’nin katıldığı programla Kepez Belediye Başkan Adayı Vedat Taşkıran’ın tanıtım toplantı gerçekleştirildi. Antalya Şoförler Odası Düğün Salonu’nda düzenlenen toplantıya çok sayıda partili katılım sağladı. Toplantıda konuşan Genel Başkan Çelebi, yerel seçimlerin kendileri açısından bir ter atma seçimi olduğunu belirtirken Kepez Belediye Başkan Adayı Taşkıran ise “Anavatan Partisi Genel Merkez Delegeliğini yapmış olan Ahmet Taşkıran’ın oğlu olarak partimle her zaman gurur duydum ve gurur duyuyorum. Kepez’e yönelik projelerimiz hazır ve göreve gelmemiz halinde yapacağımız çalışmalar hazır. Eğer başkanlığa seçilirsem çok yönlü bir yönetim sergileyeceğim ve sizlerin katılımlarını dikkate alacağım” şeklinde konuştu.

“Ders çıkardık”
Konuşmasına Türkiye ile Rusya arasında yaşanan uçak krizinin Antalya üzerine etkilerini belirterek başlayan Anavatan Partisi Genel Başkanı İbrahim Çelebi, “Rus uçağı, Suriye sınırında değil adeta Antalya’nın merkezinde düştü. Antalya’nın turizm anlamında 2-3 yıldır nasıl sıkıntılar çektiğini en iyi sizler bilirsiniz. Çok şükür, ilişkiler normalleştikçe hayatta normale dönüyor. Bir Suriye problemimiz var ve çözülmesi anlamında hükümet başta hata yapmasına rağmen şu an doğruları yapıyor. Keşke o zaman bunları öngörebilseydik ve bize dikte edilen oyunu bozabilseydik. Bunlardan hepimiz ders çıkardık ve bu hatalardan en kestirme şekilde nasıl dönersek dönelim. Cumhurbaşkanımız 2 gün önce Rusya’daydı ve Suriye sorununun çözümüne yönelik güzel adımlar atıyorlar, bizlerde bu adımları destekliyoruz. 1998’de bizim zorlamamızla uygulanan bir Adana Mutabakatı vardı. Uyulmamıştı ve şimdi üzerine düşülüyor. İnşallah Adana Mutabakatı’na herkes uyar ve bir an önce Suriye sorunu ortadan kalkar. Suriye sorunu Türkiye ekonomisi üzerine çok büyük yükler getirirken toplumsal yapıyı da bozdu. Bir an evvel bu sorundan kurtulmamız lazım” dedi.

“Geçmişte hata yaptık”
Ekonomi daraldıkça, dış güçlerin ekonomik saldırılarının arttığını vurgulayan Genel Başkan Çelebi, “Türkiye’deki en büyük tehlikelerden birisi de gelir adaletsizliği. Anavatan Partisi’ni ANAP yapan, Özal’ı Özal yapan orta direk çöktü. Türkiye’de çok az bir mutlu azınlıkla büyük kesimi yoksullardan oluşan gruplar oluştu. Bu makas açıldıkça Türkiye’de yaşam şartları zorlaşıyor. Geçmişte hata yaptık, açılan süslü alışveriş merkezleriyle ülkemizi tüketim toplumu haline getirdik. Üreten Türkiye, dünyada kendi kendine yeten 7 ülkeden biri olan Türkiye her şeyi ithal eder hale geldi. İnşallah hızla tüketim ekonomisinden üretim ekonomisine döneriz” diye konuştu.

“Muhalefete ihtiyaç var”
En büyük problemlerin birisinin de siyasi yapıda bulunduğunu aktaran Çelebi, “Türkiye’nin yetişmiş insan sayısı ve dinamik genç nüfus yapısıyla çözemeyeceği hiçbir problemi yok. Biz enerjimizi, sinerjimizi ve her şeyimizi kuru kavgalarla heba ediyoruz. Türkiye’nin sorunlarını çözmeye odaklanmıyoruz. Bir tahterevalli siyaseti var. Ülkeyi yönetenler de önemli iktidar da önemli; ama daha önemlisi muhalefet. Yapıca ve yönlendirici, bazı şeyleri zorlayan bir muhalefete ciddi anlamda ihtiyaç var. Yapılan doğru şeylere doğru, yanlış şeyler yanlış diyebilecek bir muhalefete ciddi anlamda ihtiyacımız var. Bu erdemi gösterebilmemiz lazım. Her şeye kötü dersek, doğru yapılan şeyleri görmezsek, doğru yaptığımız eleştiriler de halk tarafından ciddiye alınmıyor ve ülke siyasetimizin yaşadığı en büyük sorunlardan bir tanesi de budur” ifadelerini kullandı.

“İktisadi kurucu Özal’dır”
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ardından Türkiye Cumhuriyeti’nin başına birçok devlet adamı geldi. Hepsinin ülkemize hizmeti geçti, hepsinden Allah razı olsun. Atatürk bu ülkenin kurucusudur; ama iktisadi ve ekonomik anlamda kurucusu da bizim kurucu başkanımız rahmetli Özal’dır. İçine kapanmış, kardeş kavgasıyla yoğrulan bir ülkeyi aldı dünyaya tanıttı, dünyayla rekabet ettirdi, dünyayla yarıştırdı, dünyanın sayılı etkin ülkelerinden biri haline getirdi. O dönemde, içimizden çok çabuk satın alınabilen insanlar vasıtasıyla büyük oyunlar oynandı. Özal, PKK’nın arkasındaki gücü CIA olduğunu çözdü, FETO oluşumlarının CIA projesi olduğunu çözdü. Rahmetli Uğur Mumcu’nun, rahmetli Eşref Bitlis’in, rahmetli Adnan Kahveci’nin onların ardından rahmetli Özal’ın öldürülmesi tesadüf değildir.  Bu aydınlar, vatan sevdalısı insanlar bu olayı çözdüler. Bir araya gelip toplantı yaptılar; ama bu toplantı hain güçler tarafından çözüldü. Mumcu, Bitlis ve Kahveci 12’şer gün arayla şehit edildi. Özal, o zaman çok büyük bir güçle mücadele ettiğini anladı. 15 Temmuz’da bunun benzerini gördük. İş zora geldiği zaman bu millet gerekirse tankın önüne geçer gerekirse silahlara göğsünü siper eder; fakat bu hainlere geçit vermez” şeklinde konuştu.

“Türk Birliği’ni önlediler”
Siyasi partilerin topluma yol gösterici olmak zorunda olduğunu da söyleyen Çelebi şunları söyledi: “Kavgayla kaybedecek zamanımız yok. İçimizdeki sorunları ayıklayıp Türkiye’yi hızla kalkındırmamız lazım. Rahmetli Özal’ın öldürülmesine sebep olaylardan birisi de Türki Cumhuriyetlerin bağımsızlıklarını kazanmasında üstlendiği roldü. Özal’ın bu ülkelerin bağımsızlıklarını kazanmaları sonrası devlet olmalarına da büyük destekleri olmuştur.  Şu an bu ülkelerdeki yöneticilerin çoğu Özal’ın sağladığı burslarla ülkemizdeki en iyi üniversitelerde okumuş insanlardan oluşuyor. Özal, 21’inci asrın enerji savaşlarına sahne olacağını önceden belirtti. Dünyanın enerji ihtiyacının yüzde 60’ı Türk ve İslam coğrafyasında bulunmakta. Bunların hepsini değerlendirmemiz lazım. Sınırları birleştiremiyorsak Avrupa Birliği gibi Türk ve İslam coğrafyalarını kapsayan bir birlik oluşturmalıyız. Baktılar ki Özal bu anlamda ciddi adımlar atıyor ve dünyanın en güçlü ülkeleri Türk Birliği ülkeleri olacaktı, Özal’ı öldürdüler.”

“Vatandaş cezalandırdı”
Çelebi konuşmasına şöyle devam etti: “MİLLETİN gerçek ihtiyaçlarını okuyamadığımız için 2002’ye gelindiğinde Anavatan Partisi’nin de içinde yer aldığı 3’lü koalisyon hükümetini ve muhalefet partilerini vatandaş cezalandırdı. Bizi nadasa bıraktılar. Şu an görüyoruz ki merkez sağ partisi yönetimden uzaklaştığında Türkiye’nin sonu felakete gidiyor. Türkiye’de kendini belirli ideolojik anlamda bazı mezhepsel ve etnik bir kesime dayandırmadan toplumun tamamını kucaklayan bir siyasi partiye ihtiyaç var. Bu parti de Anavatan Partisi ve merkez sağdır. Milletin menfaatleri önceliklidir. Yerel seçimlere 2 ay gibi bir zaman kaldı. Türkiye’de yerel seçim havası yok; ama Vedat Başkan bizi bu seçimlere ısındırıyor. Anavatan Partisi için bu seçim bir ter atma, idman seçimidir. Bundan sonra yapılacak seçimlerde, Türkiye’nin daha büyük hedeflerine doğru yürüdüğü seçimlerde Anavatan Partisi devletin yönetildiği ittifakın içinde olacaktır. Halka hizmetin Hakk’a hizmet olduğu şuuruyla Anavatan Partisi sorumluluğunun farkında.”

“Büyük ihanettir”
Mahalli idareler seçimlerinin partisi adına genel seçimler öncesi güçlenerek çıkacakları bir seçim olduğunu sözlerine ekleyen Çelebi dinleyicilere, “Biz Mahalli İdareler seçimlerinde eksik olan teşkilat yapımızı güçlendirirken diğer taraftan da bizim için şu kadar belediye olmuş önemli değil. İsterse 500 belediye olsun; ama devletime, bayrağıma zarar gelecekse ben o belediyelerin hiçbirisini istemem. Bu seçimlerde başbakan da cumhurbaşkanı da seçmiyoruz. Bu seçimleri ölüm-kalım savaşına getirmek Türkiye’ye büyük bir ihanettir. Türkiye dünyada boyunduruk altına alınmaya çalışılan en önemli ülkelerden bir tanesi. Böyle tehlikeler varken iç kamplaşmalarla iç savaşlarla zamanımızı kaybedemeyiz” şeklinde hitap etti.

“Aşılmayacak engel yoktur”
Çelebi konuşmasının son bölümünde şu ifadeleri kullandı:Antalya büyük göç alması nedeniyle Türkiye’nin mozaği durumunda. Kepez ilçesi de Türkiye’nin sayılı büyük ilçelerinden bir tanesi. Vedat başkanım sağ olsun Anavatan Partisi sevdasıyla büyük bir erdemlilik göster. Anavatan Partisi bayrağını Kepez’de dalgalandırmak adına medeni bir cesaret ortaya koydu. Biz rahmetli Turgut Özal’ın limon kasaları üstünde 10-20 kişiye hitap ettiğini, Recep Tayyip Erdoğan’ın AK Parti’yi kurarken de nasıl zorlandığını biliriz. Ama Allah bir şeyi nasip ediyorsa aşılamayacak hiçbir engel yok. Biz makamlara gelelim, Türkiye’nin balını-kaymağını yiyelim, ülkeyi sömürelim gibi bir niyetimiz yok. Öyle bir niyetimiz varsa Allah elimizden alsın. Bizim tek bir gayemiz var o da; bu coğrafyada Türk milletini daimi güçlü kılmak.”
Veli AKOĞLU

104 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Seri Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.