Hoşgeldiniz  

Sayılara takılıyoruz

admin | 01 Nisan 2019 | Tüm Manşetler A- A+

 

Ülkemizde 1964 yılından bu yana Mart ayının son Pazartesi günüyle başlayan hafta kutlanan Kütüphaneler Haftası bu yılda kitapseverler tarafından çeşitli etkinliklerle kutlandı.

Bu haftaki söyleşimizin konuğu olan Türk Kütüphaneciler Derneği Antalya Şubesi Başkanı Mehmet Küçük konuyla ilgili sorularımızı yanıtlarken, değişen ve dijitalleşen dünyada kütüphanelerin önemine de değindi.

Öncelikle kendinizi tanıtır mısınız?

İsmim Mehmet Küçük. Kültür ve Turizm Bakanlığı bağlı kütüphanelerde 10 yıldır kütüphaneci olarak çalışmaktayım. Kamu yararına olan Türk Kütüphaneciler Derneğinin Antalya şubesi başkanlığını 4 yıldır yürütmekteyim.

Türkiye’de kütüphane sayımız Avrupa ortalamasının çok altında seyrediyor. Kütüphane sayısının artırılması ile ilgili çalışmalar yürütülüyor mu?

Aslında bizler sayılara takılıyoruz. Sayılar sadece istatistiki veriler için önemlidir. Hele ki bu konu kitap ve kütüphane olunca sayılara takılmamak gerekmemektedir. Tüm kütüphane türlerinin toplamı 100 bin olsun diyelim. Ama burada nitelikli kitap olmadıkça nitelikli okuyucu olmadıktan sonra bu kütüphaneler sadece tabelada adını taşıyacaktır. Evet hem bakanlık hem üniversiteler hem de belediyelere yeni kütüphaneler açılması için çaba harcamaktadırlar.

2018 yılında “her ile en az bir gezici kütüphane” hedefi konulmuştu. Gezici kütüphaneler halkın kitapla buluşmasında etkili oluyor mu? Halkımız bu uygulamaya ilgi gösteriyor mu?

Evet 2018 yılında konulan bu hedef gerçekten çok önemli. Bu hedefe ulaşılabilmesi çok önemli. Çünkü gezici kütüphaneler genellikle kütüphanenin uzak olduğu ve dezavantajlı grupların olduğu noktalara gitmeyi hedefler. Böylelikle gittiği yerdeki kişilerin okuma alışkanlığı kazanmalarını sağlarlar. Gezici kütüphaneler ile okuyucular kitaba ücretsiz erişim olanağı sağlamaktır. Halk bu uygulamadan memnun ve gezici kütüphanelere ilgi göstermektedirler.

Kütüphanelerin halk için daha cazip hale getirilmesi mümkün mü? Bu konuda ne gibi çalışmalar yürütülebilir?

Ülkemizde son yıllara kütüphanelerin cazibe merkezi haline gelmesi için gerçekten büyük çalışmalar yürütülmektedir. 2017 yılında 53. Kütüphane Haftası “Üçüncü Mekan Kütüphaneler Yeni yaklaşımlar Yeni Roller” teması ile kutlandı. Evden, işten/okuldan sonra zamanlarını geçirebilecekleri sinema salonu, internet kafe vb. mekanlarda karşılayabilecekleri ihtiyaçları artık kütüphanelerde de karşılayabilecek mekanlara dönüşmüşlerdir. İnternet, çıktı hizmeti ile internet kafeyi aratmamaktadır. Sinema, konferans salonları ile halkın ücretsiz olarak film izleme şansı tanımaktadırlar

“Yaşayan Kütüphaneler” kavramı ile de hem kütüphane çalışanları hem de kurumların yöneticileri kütüphaneleri şehrin can damarı haline getirmek için çaba harcıyorlar. Halkın kütüphaneye gelmesi için birçok atölyeler, etkinlikler düzenlenmektedir. Maker atölyeleri, yaratıcı drama atölyeleri, sanat atölyeleri(seramik-keçe-kağıt gibi malzemelerden) ebru atölyeleri, masal anlatımı, robotik kodlama atölyeleri gibi birtakım atölyeler ile halka ulaşmayı hedeflemektedirler. Ve bu atölyelerin duyurularını da sosyal medya hesaplarından duyurmaktadırlar. Bu da kütüphanelerinin değiştiğin dönüştüğünün bir göstergesidir.

Kütüphanelerin hem iç hem de dış tasarımları pek çok kişinin kütüphaneleri kasvetli olarak tanımlamasına neden oluyor. Kütüphaneler iç ve dış tasarım yönünden daha modern hale nasıl getirilir?

Halk, üniversite veya okul kütüphanesine göre ulaşımı daha kolay olan halk kütüphanelerini seçmektedirler. Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı hizmet veren halk, çocuk ve edebiyat müze kütüphanelerinin yenilenen yüzleri ile kütüphanelerin mekânsal olarak değiştiğini gözlemlemekteyiz. Sadece ders çalışma salonlarından çıkarak atölye çalışmalarının yapılabileceği odaların, cep sinema salonlarının oluşturulduğuna, kentin belleği olan yayınları ve yörenin kültürünü yansıttığı kent odalarının olduğu modernize binalara dönüştü. Tabi birden bire tüm kütüphanelerinin aynı anda yenilenmesi imkansız olduğundan mevcut binalarda yenilenmesi için bir süreye ihtiyaç vardır. Aynı zamanda üniversitelerin kalbi olan kütüphanelerinde yenilendiği görmekteyiz. Artvin Çoruh Üniversitesi Merkez Kütüphanesi ve Karabük Üniversitesi Kamil Güleç Kütüphanesi dış cephe mimarisi ile farklılık göstermektedir. İç mekanlar ise öğrencilerin konforunu düşünerek tasarlanmaktadır. Yine buralarda da sadece ders çalışılan salonlardan ibaret değildir. Farklı etkinliklerin düzenleneceği salonlar bulunmaktadır.

Teknoloji çağı kitap okuma ve bilgiye ulaşma alışkanlıklarımızı da değiştirdi. Teknolojinin hakimiyeti kütüphaneleri yok eder mi? Kütüphaneler bu değişime nasıl ayak uydurabilir?

Kesinlikle katılmıyorum. Evet akademik çalışmalar için bilgiye hızlı ulaşmak adına teknolojinin nimetlerinden faydalanılabilir. Bu çalışmalarda kullanılacak veri tabanlarına erişim için yine bir kütüphane portalını (web sayfasını) kullanmaları gerekmektedir. Ayrıca internet üzerinden yani arama motorları aracılığıyla ulaştığımız web sayfalarında yer alan her bilginin doğru olduğunu düşünemeyiz. Çünkü herkes bir web sayfası açabilir ve burada istediği bilgiyi kendi doğrularına göre paylaşabilir. Bu sayfalardan öğrendiğimiz bilgilerin doğruluğunu ölçmek için yine kitaplara yani kitapların ev sahibi olan kütüphanelere uğramamız gerekmektedir. Millet olarak geleneksel bir yapıdayız. Kültür ve Turizm bakanlığı geçtiğimiz yıl ücretsiz e-kitap uygulamasını başlattı. Bizler kütüphaneye gelen okuyucularımıza bu uygulamadan bahsetmemize rağmen kendileri bizlere kitaptan alacakları kokuyu, dokunma hissiyatının daha önemli olduklarını dile getirmişlerdir.

Kütüphaneler teknoloji ayak uydurmakta pek zorlanıyor diyemeyiz. E- kitap hem halk kütüphanelerinde hem de üniversite kütüphanelerinde kullanılmaktadır. 3 boyutlu yazıcılar kütüphanelerimize girmeye başladı. Robotik kodlama atölyeleriyle başta çocuklara ve gençlere destek vermektedir.

Antalya’daki kütüphane sayısı yeterli mi?

Antalya’da maalesef kütüphane sayısı yeterli değildir. Antalya merkez de Kültür ve Turizm Bakanlığın 2 kütüphanesi bulunmaktadır. Merkez ilçe olan Konyaaltı, Kepez ve Döşemealtı’nda maalesef bakanlığın kütüphanesi bulunmamaktadır. Merkez de yer alan Akdeniz Üniversitesi Kütüphanesi ile Antalya Bilim Üniversitesi Kütüphanesi ise sadece üniversite öğrencilere ancak yetmektedir. Belediyeler içinde en büyük kütüphaneye sahip olan Büyükşehir’in Doğan Hızlan Kütüphanesinde yeterli değildir. Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı il halk kütüphanesi 7/24 hizmet vermekte olup halkın ihtiyacını karşılamaya çalışmaktadır.

2018 yılının en fazla okunan yazarları ve kitapları hangileridir?

Geçtiğimiz yıl yetişkin kategorisinden en fazla okunan yazarları Sabahattin Ali ile Reşat Nuri Güntekin oldu. Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonna’sı ile Reşat Nuri Güntekin’in Çalıkuşu bu kategoride en fazla okunan kitaplar olmuştur. Çocuk alanında ise bir çeviri eser yılın en fazla okunan kitabı olmuştur. Adam Blade’nin yazdığı Canavar Peşinde serisi bu dalda en fazla okunan kitap olmuştur.

CEYLAN YAŞAR

 

79 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Seri Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.