Hoşgeldiniz  

Saadet Partisi adaylarını tanıttı

admin | 11 Mart 2019 | Tüm Manşetler A- A+

 

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’nde milletin vereceği kararın iktidar tarafından ihtar olarak algılanacağını söyledi.

31 Mart yerel seçimleri nedeniyle partisinin Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ali Aktaş ve ilçe belediye başkan adaylarının tanıtım toplantısına katılan Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu, seçimlere ve ülke gündemine yönelik önemli açıklamalarda bulundu. Konyaaltı Nazım Hikmet Kültür Merkezi’ndeki törende konuşan Genel Başkan Karamollaoğlu, “Biz çok kere söyledik ‘ittifaklarda yokuz’ diye; Ama hâlâ ısrarla bu ithamlarını her yerde söylüyorlar. Bizim meselemiz yerel yönetimlerde yaşanan sıkıntıların çözülmesidir” şeklinde konuştu.

“İttifakta yer almadık”
Seçimlerin demokrasinin gereği olduğunu belirterek konuşmasına başlayan Karamollaoğlu, “Biz rakipleriz. Rakipler düşman değildir, olsa olsa dosttur. Seçimi kazanamayan, galip geleni tebrik eder. Çünkü milletin iradesine saygı vardır, saygının gereği budur. Bu seçimlere giderken en çok üzüldüğüm ve birçok insanın da üzüntü duyduğu hususu dile getirmeden edemeyeceğim. Maalesef iktidar partisi bu seçimlere giderken kamplaştırmayı, kutuplaştırmayı kendi iktidarı için olmazsa olmaz bir şart gibi görüyor. Sürekli olarak ülkemizi kutuplaştırmaya iteliyor. Bunu da çok farklı şekillerde ortaya atıyor. Bir seçime gidiyoruz, düşman değiliz. Yarın yüz yüze bakacağız. Biz ittifakın içine girmedik. Genel seçime giderken bir ittifakta yer aldık ve ondan da pişman değiliz. O dönemdeki tavrımız da ülkemizdeki kutuplaşmayı önledi. Yer almadığımızı da çok net kesin olarak söyledik. Yer almamamız bir husumetten kaynaklanmıyor. Bu seçimleri yine biz ülkemizde bir kamplaşmaya vesile olmasın düşüncesiyle böyle bir kampın içinde yer almadık. Aynı zamanda alanlara karşı da bir husumetimiz yok. İnsanlar elbette bir araya gelebilir, ittifaklar kurabilirler ve bu ittifaklar sayesinde vatandaşımızdan daha fazla oy da isteyebilirler. Ama bizim tercihimiz kendi başımıza girmek yönünde oldu” diye konuştu.

“İhtar olarak algılanacak”
Yerel seçim sonuçlarının iktidara ihtar vermek adına önemli olduğunu belirten Karamollaoğlu, “Çok geniş kesimlerden bu sefer ülkemizin bir değişikliğe ihtiyaç duyduğu kanaatini açıkça ifade edenler var. Mahalli seçimler genel seçimler gibi değil, iktidar değişmeyecek. Ancak bugüne kadar iktidarda bulunan parti ülkemizin sorunlarını ne yazık ki çözemedi, tam tersine büyüttü. Artık insanlar nefes alamaz hale geldi. Adaletten, ekonomide güçlenmeden, adil paylaşımdan, dış politikada dik duruş, eğitimin düzelmesinden bahsedilirken bunların her biri şu anda çelişkiler yumağı haline gelmiş durumda. Bundan dolayı bu seçime giderken genel seçimler olmadığı için iktidarı değiştirmeyeceğiz. Milletimizin vereceği kararsa iktidar yönünden bir ihtar olarak algılanacak. Eğer iktidara yine destek gelirse bugüne kadar çektiğimiz sıkıntıları 31 Mart’tan sonra misliyle karşımızda görürüz. Çünkü ‘biz ne yapsak, kimse ses çıkarmıyor, bunlar bizim arkamızdan ayrılmıyorlar’ diyecekler” dedi.

“Bir takım adımlar atıldı”
İktidarın attığı adımların yeterli olmadığını da sözlerine ekleyen Karamollaoğlu, “İktidarlar, ülkenin sorunlarını çözmek için iş başına gelirler. İktidarın attığı müspet adımlar da var. Bundan memnuniyet duyduğumuzu tekrar tekrar dile getirdik. Başörtüsü sorununu çözdüler. Binlerce genç kızımız tahsil yapmak için Avrupa’ya gitti. Bugün bu yasaklar kalktı. İmam hatip okulları bir meseleydi bununla birlikte meslek okulları da kapatıldı. Ülkenin geleceğine ciddi bir darbe indirildi. Tam bir çelişki ve bundan ülkemizi büyük zarar gördü. Bunlara ilaveten bir takım adımlar da atıldı. Duble yollar, köprüler, tüp geçitler, hızlı tren, havalimanı çalışmaları yapıldı. Birtakım gelişmeler meydana geldi. Ama bu ülkemizi yaşanabilir bir ülke haline getirmeye yetti mi dersek, evet deme imkânına sahip değil ne yazık ki” ifadelerini kullandı.

“Desteklerle çalışmalarımızı yürütüyoruz”
Karamollaoğlu konuşmasına şöyle devam etti: “Biz ittifakın içinde değiliz, ittifaklara da karşı değiliz. Bizi şimdi tutup da bir ittifakın içindeymiş gibi göstermekten ne umuyorlar bunu anlamak mümkün değil. Elbette anlıyoruz. Ama böyle bir ifadenin kullanılması haksızlık, yanlışlık. Türkiye’de bütün seçim bölgelerinde seçime giden tek parti Saadet Partisi. Bu bizim bir ittifakın içinde olmadığımızın açık bir göstergesi. İktidar partisi bütün seçim bölgelerinde seçime girebiliyor mu, girmiyor. Ülkemizin birçok sıkıntısı var ve bu nedenle seçimlere girerken hem mahalli seçimlerde hem de genel seçimlerde sıkıntıya düştüğümüz konuları net bir şekilde ortaya koyduk. Güzel bir ekibimiz var, genç ve dinamik ayrıca fikir üretmekte üstlerine yok. Bazıları bu filmleri ‘kaç para verdiniz de yaptırdınız’ diye soruyor. Tanıtım filmleri parayla değil, akılla olur. İnce espri anlayışına sahip olmakla olur. Eğer parayla olsa bunun yüz katı iyisini iktidar partisi ortaya koyardı. Parayı nerden buluyoruz konusuna gelirsek biz hazineden para almıyoruz. Bize gönül verenlerin dişinden tırnağından artırıp verdiği desteklerle bu çalışmaları yürütüyoruz. Helal para bereketlidir. Bizim 1 lirayla yaptığımızı onlar yüz lirayla yapamıyor.”

“Vahim noktaya getirdiler”
Kamplaşma ve kutuplaşmayı ülkenin en önemli meselesi olarak gördüklerini vurgulayan Karamollaoğlu, “Bu dilden çekinmemiz lazım. İktidarın şu an seçime girerken istediği destekteki en büyük gerekçesi beka problemi. ‘Eğer bize destek vermezseniz seçimlerden sonra vay halimize. Her şeyimiz berbat olacak’ diyorlar. Her şeyimiz berbat olacak, biz de biliyoruz. Sizin bu beka probleminiz birilerine dayanmak istemenizden kaynaklanmıyor mu? Kendi belediye başkan adayları da ‘böyle bir beka sorunu yok’ diyorlar. Ülkemiz bir takım tehditler altında, bunu biliyoruz. Çünkü dünyanın en stratejik bölgesindeyiz. 3 kıtanın birleştiği yerdeyiz ve bundan dolayı da herkesin gözü bizim ülkemizde. Bir takım komplolar ve projeler var. Ama bu eskiden de olan bir durum. Bu ülkeler güçlü bir ekonomik yapıya sahiplerse bu durumda bulunmak kendilerine avantaj sağlar. Ama siz ekonomik yönden zayıfsanız, dışarıya bağlıysanız, kutuplaşmışsınızsa böyle bir durum ciddi bir tehdit oluşturur. İktidar iş başına geldiğinden beri çevremizde yapılan tüm hadiseler planlı yapılıyor. İktidar, Amerika’nın Irak’ı işgaline destek verme vaadiyle iş başına geldi. Avrupa’nın desteğini arkasına aldı. Meclis ret etmesine rağmen bu işgale destek vermenin yolunu buldular. Suriye’nin karışmasına maalesef tavırlarıyla destek verdiler. Libya perişan oldu, Yemen her gün katliamla karşı karşıya. Hani Gazze’yi çözeceklerdi, Filistin sorununu halledeceklerdi. Çözmek yerine eskisine nazaran çok daha vahim bir noktaya getirdiler. Bu hatalar hiçbir zaman unutulmaz. Hiçbir İslam ülkesinin problemini çözemiyorlar. Başlangıçta attıkları adım yanlış, dış desteğe güvendiler ve onun için başarılı olamadılar” değerlendirmesinde bulundu.

“Ne yeriz ne de yediririz”
“Bir numaralı meselemiz dürüstlük meselesidir” diyen Karamollaoğlu şunları aktardı: “Seçimlere giderken genç ekibimizle cepsiz ceket çıkardık. Cepsiz ceket birçok billboarda asıldı. Herkes merak içindeydi. Aday tanıtım toplantımızda herkes duydu ki bu ceketin cebi yok. Bizim belediye başkanı adaylarımız göreve talip oldukları ve kazandıkları tarihten itibaren bu cepsiz ceketlerle gezecekler. Bu, şimdiden taahhüt ediyoruz ki ne yeriz ne de yediririz. Ne yolsuzluk yaparız ne de yolsuzluğa müsaade ederiz anlamına geliyor. Dürüst başkan dürüst yönetim anlayışını bundan dolayı acentemizin başına koyduk. İnşallah belediye başkanlarımız iş başına geldiklerinde bu prensiple hareket edecekler. Bazıları ‘Hükümetten yana olmazsan kimse sana para vermez’ diyor. Turgut Özal, seçimlere giderken tüm afişlerde sandalyede oturan ve eli-kolu bağlı olan bir adam gösterdi. Yani diyorlardı ki; eli-kolu bağlı olan bir adam istiyor musunuz? Biz, hükümet olarak destek vermeyiz başkasını seçerseniz. Millet ne yaptı. Siz öyle mi diyorsunuz dedi ve Malatya dışında geriye kalan tüm vilayetlerde muhalefet adaylarını kazandırdı. Şimdi böyle bir seçime daha giriyoruz. Göreceksiniz ki çoğunlukla muhalefetteki partiler seçimi kazanacak. Çünkü artık millet hakikaten usandı.”

“Böyle bir mantıkla ülkeyi yönetemezsiniz”
Hem genel hem de yerel yönetim hususunda adaletin önemli olduğuna değinen Karamollaoğlu, “Yolsuzluk ve israf iktidarın ve iktidara mensup belediyelerin de kimliği haline geldi. Ben şaşırıyorum. En ufak bir iş yapılırken bunun bedeli önce belirleniyor. O bedel ödendikten sonra sizin işiniz hallediliyor. Bu o kadar çılgın bir hale gelmiş ki kimse garipsemiyor. İsteyenin yüzü kızarmıyor, verenler de çaresizlik içinde kendilerini ödemeye mecbur hissediyorlar. Böyle bir mantıkla siz ülkeyi yönetemezsiniz, ülkeyi ayağa kaldıramazsınız, kardeşliği pekiştiremezsiniz. Bu nedenle bizim ilk adımımız dürüstlük. Dürüstlük adaletle hüküm sürecek. Adalet mülkün temelidir. Hem belediyelerimizde adalet hakim olacak hem genel yönetimde. Adalet olmadan bir yerde huzur olmaz. Adalet Hakk-ı üstün tutmak anlamına gelir. Şu an ne yazık ki çoğu belediyede arsa rantı tüm rantların önüne geçmiş. Sadece belediyeler için söylemiyorum, genel manada da söylüyorum. Bir ülke böyle yönetildiği taktirde problemlerini çözmesi mümkün değil. Bundan dolayı adil olacağız, kendimize zarar vereceğini bilsek bile adaletle hizmet vereceğiz” dedi.

“Tarımı mahveden sizsiniz”
Ülkenin en önemli sorunlarının başında işsizliğini geldiğini savunan Karamollaoğlu, “Antalya’da turizm nedeniyle bir hareketlilik var. Geçenlerde bir yetkili bakan turistlerin canlarını okuruz diye bir açıklama yaptı. Diğer ülkelerin insanları ‘Türkiye artık emniyetli bir ülke değil’ dediler. Yahu bir bakan bunu söyler mi? Gelen insan suçluysa al cezasını ver. Bu korku insanların Türkiye’ye gelmesini engeller. Antalya, aynı zamanda sebze ve meyve üretiminin önemli bir merkezi ve özellikle seracılık çok önemli. Ne yazık ki iktidardaki arkadaşlar tarımla uğraşan hiçbir kesimin derdini dert edinmiyorlar. Medeniyetin giyimle kuşamla alakası yoktur. Avrupalılar, bunlara ‘Bizimle olacaksınız çiftçi nüfusunun 2 buçuk 3’ü geçmemesi lazım’ demişler. Tüm güçleriyle tarımı öldürdüler. Şimdi de çare aramaya çalışıyorlar, tarımı mahveden sizsiniz. Siz çiftçinin, besicinin problemlerini bilmez, onların derdine derman olmazsanız kimse o konuyla iştirak etmez. Bir insan geçimini sağlamak için çiftçilikle uğraşır. Adam buğdayını 110 kuruşa mal ediyor. ‘90’a satacaksın’ deniliyor, adam deli mi? Bir de istismar ediyorsun diyor. Soğan-patates lobisi en meşhuru oldu. Siz soğanın-patatesin mevsiminde çıkarılıp ardından stoklandığını bilmiyorsanız, daha çiftçiliğin ne olduğunu hiç bilmiyorsunuz demektir” şeklinde konuştu. Konuşmalar sonrası Karamollaoğlu, partiye yeni katılanlara rozetlerini takarak belediye başkan adaylarıyla basına poz verdi.

“Herkes serbest ticaretini yapar”
Karamollaoğlu, Antalya programının ikinci ayağında Antalya Toptancı Hali’ne ziyaret gerçekleştirdi. Sabahın ilk ışıklarında hale giden Karamollaoğlu, Hal Camii’nde sabah namazını kıldıktan sonra hal esnaflarının sorunlarını dinledi. Karamollaoğlu burada yaptığı konuşmadaysa “Tehditle, zorla ticari hayat tanzim edilemez. Biz niye sosyalist bir rejimde değiliz demokratik bir sistem içindeyiz? Burada herkes serbest ticaretini yapar. Tarımı es geçemezsiniz. Buzdolabı, çamaşır makinesi, araban olmazsa olur ama karnın doymazsa olmaz. Herkes karnını doyuracak. Karın doyurmaya geldiğinde de devletin üreticiyi desteklemesi lazım, onun derdi ile dertlenmesi gerekiyor. Maalesef biz bu noktada bir şey görmüyoruz. Tahıl ya da baklagiller ile ilgili ekilebilir arazinin yüzde 10’u ekilmiyor, çünkü üretici kar edemiyor. Hükümetin tarım politikasını baştan sona gözden geçirmesi gerekiyor. Girdilerin ucuzlatılması gerekiyor. Girdiler için ek para verelim değil, gereksiz vergilerin kalkması gerekiyor. Bir memlekette hükümet, özellikle üreticinin derdini bilmez, bir mal neden pahalı, nasıl ucuzlar, bunun üzerinde ciddi bir çalışma yapmadan panikle bazı kesimler itham edilirse işler düzelmez, daha da bozulur Başta da mazot. Başta yöneticilere, sonra hepimize Allah düşünmeyi idrak etmeyi nasip etsin. Hal esnafı beyanatlar nedeniyle çok incinmiş” şeklinde konuştu.
Veli AKOĞLU

26 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Seri Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

mecidiyeköy escort ataköy escort beylikdüzü escort

istanbul escort

istanbul escort bayan

porno izle

Reklamı Gizle