Hoşgeldiniz  

POPİLİST İSİMLERLE OLMAZ…

Yalçın KÜÇÜK | 24 Ocak 2019 | Köşe Yazıları


Yalçın KÜÇÜK
ykucuk_5@hotmail.com

 

Türkiye de çok partili siyasi hayata geçişten sonra darbeler oldu, partiler kapatıldı ve açıldı.

Fakat hâlâ daha CHP ve DP’nin temsil ettiği iki ana çizgi, iki farklı modernleşme anlayışı devam ettiriliyor.

Hatırlanacagı gibi: 12 Eylül darbesi bütün partileri kapattı.

1992’de kapatılan partilerin açılmasına izin veren yasa çıktı.

CHP’nin açılış günü 9 Eylül gibi tarihi bir güne denk getirildi.

CHP muhteşem bir kurultayla yeniden açıldı…

9 Eylül 1922 İzmir’in kurtuluşu, 9 Eylül 1923 CHP’nin kuruluş günü!

Baykal’ın kitlelere umut aşılamak için “gümbür gümbür” geliyoruz dediği o kurultay gerçekleştirildi.

Ardından, toplam oyları yüzde 20’yi aşan SHP ve CHP birleşti ve 1995 seçimlerinde ancak yüzde 10 oy alabildi!

CHP hiç bir zaman tarihsel ve sosyolojik büyüklüğün, siyasal ve sayısal büyüklüğü yaratmadığının farkına varamadı.

Baykal sonrasının CHP’si “yeni bir ses, yeni bir nefes” olarak taktim ettiği Kılıçdaroğlu liderliğinde girdiği seçimlerden de başarı sağlayamadı.

Beklentilerin altında çıkan sonuçlar, CHP’nin “şirazesini” kaydırdı, yolunu, solunu kaybettirdi.

ABD’den icazet, Cemaat yakınlaşma ve Mustafa Sarıgül faktörü de işe yaramadı. Muharrem İnce dışında kimse CHP’ye katma değer sağlayamadı.

Tıpkı vakti zamanında yeni bir ses yeni bir nefes sloganıyla Kemal beye bel bağlanılmasında olduğu gibi.

Bana göre başarının şartı, hangi kitleden oy almak isteniyorsa o kitlelerin duyarlıkları konusunda ilkeli olmayı gerektirir.

Sağın popülist isimlerini transfer etmekle sol güçlenmez.

Türk solu, her şeyden önce kendi doğal tabanına umut ve güven vermek zorunda. Ödünç alınan isimlerle seçimlere gitmek güven ve umut vaad etmez.

Öte taraftan ÎYÎ partiye gönderilen kiralık vekil olayından sonra, CHP seçmenlerin teveçcühünü kazanmak istiyorsa demokrasi konusunda güven tazelemek zorunda.

Siyasi partilerin demokratik rejime olan bağlılık, samimiyet ve sadakatleri ölçüsünde kimlik ve kişilik kazandığı gerçeğinden hareket ederek alternatif ve umut olmak durumunda.

Yerel seçimlere doğru, Türk solunu temsil ettiğini söyleyen CHP’nin, İstanbul ve Ankara gibi metropollerde gösterdiği aday profillerine bakılınca zihinleri bulandıran CHP muafazakarlaşıyormu sorusunu sorarak yazımı bitirmek istiyorum.

Sayın Kılıçdaroğlu’nun iktidar olma hırsıyla bugüne kadar yaptığı ittifaklardan iktidar ve istikrar çıkmadı.

Bundan sonra da CHP’nin bu mantıkla gittiği sürece iktidar olma şansı ya da yerelde Türkiye haritasını kırmızıya boyama şansı bulunmuyor.

 

84 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Seri Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.