Hoşgeldiniz  

Muratpaşa’mızın farkı var

admin | 01 Mart 2019 | Tüm Manşetler A- A+

 

Muratpaşa Belediye Başkanı ve Adayı Ümit Uysal ve ekibi gazetemizi ziyaret ettiler. Uysal; “Şehirler kültür ve medeniyetle yükselir” diyerek hem toplumsal hem de bireysel kalkınmayı sağlamak için yola çıktıklarını vurguladı.

Muratpaşa Belediye Başkanı ve  Adayı Ümit Uysal, İYİ Parti Muratpaşa İlçe Başkanı Mustafa Gönenç ve CHP Muratpaşa İlçe Başkanı Hasan Şahin gerçekleştirdikleri basın ziyaretleri kapsamında gazetemizi ziyaret etti. Yaklaşan seçime dair değerlendirmelerde bulunan Uysal sonucun milletin sandıklarından çıkacağını belirtti.

Mevcut tablo hakkında değerlendirmelerde bulunan Uysal; “Şöyle bir tablo var; ben bu şehre daha iyi hizmet ederim, ben bu şehri yükseltirimden ziyade karışık işlere meraklı bir tutum söz konusu. Televizyonlara çıkılıyor, yapılmış hizmetlerle ilgili hiçbir bilgiye dayanmayan hücumlar yapılıyor. Biz tabi bunlara karşılık vermiyoruz. Karşılık verilecek bir durum da yok” dedi.

Uysal “Milletimiz o kadar mütevazı ki kimseden bir şey istemiyor. Tek istedikleri ödedikleri vergilerin onlara hizmet olarak geri dönmesi” diye konuştu.

Ermenek’te yapılabilecek olanın en iyisini yaptık

Ermenek Mahallesi’ndeki tapu sorununa da değinen Uysal; “Ermenek’te kafamıza göre hiçbir şey yapmadık. Ermenek’te ki kamu mülkleri belediyeye tapulanmış. Her gelen siyasetçi de bu konuyu ne yazık ki suiistimal ederek 3 ay sonra tapularınızı vereceğiz demiş. Biz de konuyla ilgili ne yapabileceğimize baktık ve dedik ki “4706 sayılı kanunda bir kelimelik bir değişikliğe ihtiyaç var” o halde bunu gerçekleştirelim. Komşularımıza ‘vakıf arazisi lafının yanına virgülle belediye kelimesi de eklenirse taksitle bunu size satabilir hale getireceğiz’ dedik. Komşularımız da bunu kabul etti. Birçok belediyenin de benzer sorunları vardı. Kanunda değişiklik yapmak için yoğun bir çaba gösterdik. Hatta hazır meclis başkanlığı önergelerimizi de meclise gönderdik. Aradan bir sene geçince komşularımız ‘kanun değişikliğini yaptıramıyoruz, bu iş olmuyor başka da çaremiz yok. Biz buraları açık ihale ile satın alalım’ dediler. Bizim milletimizde de bir teamül var. Eğer satışa çıkarılan mülkün içinde birisi oturuyorsa o ihaleye giren olmuyor. Biz de polis kameraları önünde açık ihaleye çıktık. Değer tespitlerini de ATSO ve Emlakçılar Odası yaptı. Belediye olarak biz sadece ihale komisyonunu oluşturarak teklifleri topladık ve ihaleyi sonuçlandırdık. Burada çıkan kavgalar da belirli parseller benimdir diyen vatandaşlarımız arasında çıkan kavgalardır. Biz her aşamayı komşularımızla paylaştık ve yapılabilecek olanın en iyisini yaptık. Satışa çıkan yerlerin yüzde 99’unu da oralarda yaşayan komşularımız aldı. Satışa çıkaramadığımız yerler arasında yola ve okula denk gelen bölgeler vardı ama oralarda oturan komşularımıza da ‘biz burada olduğumuz sürece kimse sizi yerinizden yurdunuzdan edemez’ dedik. O komşularımızda çok mutsuz değil. Bizim güvencemiz de olduklarını hissediyorlar ancak şanssız oldukları için de üzgünler” ifadesini kullandı.

Galeri sistemi olmaması büyük sorun

Uysal kentlerde galeri sistemi olmamasının da büyük bir sorun olduğunu dile getirdi. Uysal;“Milletimizin başına gelen en büyük felaket köyden kente göç sırasında altyapının galeri sistemiyle yapılmamasıdır. Böyle yapılmadığı da için de çoğu yeri sürekli tekrar yapmak zorunda kaldık. Yaklaşık 25 sene boyunca yapılan altyapı kazı çalışmaları tüm milletimizin kanını emdi. Oysa ki en baştan galeri sisteminin yapılması gerekiyordu” dedi.

Eser hastalığı var

Türkiye’de bir eser hastalığının da olduğunu vurgulayan Uysal; “Eser hastalığı bir ergen hastalığıdır ve ne yazık ki bizde de böyle bir ergen hastalığı var. Ortaçağda kilise zayıflamaya başladığında görkemli katedraller yapmaya başlamıştır. Bu kilisenin kendi gücünü ifade etme şeklidir. Oysa bizim eser derdine düşmekten ziyade önce hayatımıza odaklanmamız ve onu düzeltmemiz lazım. Paramızı hayatımızı düzeltmeye harcamamız gerekiyor. Bu noktada ihtiyaç olan şeyleri ön plana almamız ve tüm enerjimizi onlara aktarmamız şart” şeklinde konuştu.

İhtiyaca odaklanmalıyız

Uysal sözlerine ise şu şekilde devam etti; “İhtiyaç olan nedir sorusunu kendimize sormamız gerekiyor. Örneğin otopark şehrimiz için çok acil bir ihtiyaçtır. Bunun için de şehrin belirli noktalarında 20 tane apartmanın alınıp otoparka çevrilmesi gerekmektedir. Bunun yanında engelli kardeşlerimizin çoğu evlerinden bile çıkamamaktadır. Bununla ilgili de kitlesel ve yaygın hizmetlerin geliştirmesi elzemdir. Engelli kardeşimiz evinden çıkamazken kuleler dikip rahat etmemiz mümkün değildir. Kamu olarak yapmamız gereken şey o kardeşimizi sosyal hayata entegre etmektir. Bu Expo kulesinden daha önemli bir şeydir. Bir şeyler dağıtmak güzeldir ancak kamu olarak görevimiz sorunları çözmektir. Siyaset şehirlere böyle bakmamalıdır. Bir yere bir imza atalım demek yerine milletin dertlerine para harcanmalıdır.

Markalaşma şehir kültürü ile olur

“Şehirler kullanılan yolun, sokağın düzeniyle ve şehir kültürüyle yükselir” diyen Uysal açıklamalarının devamında şu ifadeleri kullandı; “Eski otogarın olduğu meydana 20 tane tekstil markası gelince veya bir alman markası Antalya’ da bulununca şehir markalaşır zannediyorlar. Uzun süredir bu kafa ile yönetiliyoruz ancak şehirler öyle markalaşmaz. Yapılan hizmetlere teşekkür ederiz, tabi ki iyi hizmetler de gerçekleşti ancak bu yapılan bizleri mahvetti dediğimiz hizmetler de var.”

Hizmete bakış değişmeli

Uysal vatandaşın hizmete bakış açısının da değişmesi gerektiği mesajını verdi. Uysal; “Vatandaşlarımız bizlere gelip “mucizevi projeleriniz var mı?” diye soruyor. Ancak milletimizin başka şeylere odaklanması gerek. Şu binaları yapacağım diyen siyasetçiye, ‘bunları geç benim evimde hasta annem var. Onu naklediyor musun? veya  ‘arabayı kaldırıma park ediyorum bana otopark lazım’ diyerek hizmetleri sorgulaması gerekir” açıklamasında bulundu.

Şapkadan tavşan çıkmayacak

Uysal Muratpaşa’ya yapacakları yeni hizmetlere de değindi; “Bizim projelerimiz de şapkadan tavşan çıkarma durumu olmayacak. Şuan zaten büyük bir standardımız var. Asfaltımızla, yeşil alanlarımızla, yer altı konteynerlerimizle, okullarımızla, camilerimizle, 21 bin kişiye sunduğumuz sürdürülebilir ve sürekli mağdur hizmetlerimizle Muratpaşamızın farkı var. Bu standardı yakalamak ve bunu sürdürmek üstelik de bunu borçlanmadan yapmak zaten büyük bir proje. Biz bunlara ilaveten bu hizmetleri pekiştirici 30 tane proje daha ekleyeceğiz.”

Şu ana kadar yaptıkları hizmetlerden de bahseden Uysal; “Biz şu ana kadar 81 proje bitirmişiz. Bunlardan 50 tanesi vaat ettiğimiz projeler, kalanı da vaat etmediğimiz ancak sonradan uygulamaya koyduğumuz projeler. 20 kadar projeyi de hukuki engellerden ve kaynak sıkıntısından dolayı henüz gerçekleştiremedik” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye genelinde en fazla asfalt döken belediye olduklarına da dikkat çeken Uysal;” Bunu da kendimiz üreterek yaptık. Asfalta 100 milyon lira harcadık. İlk 3 sene inanılmaz asfalt döktük. İyi ki de dökmüşüz diyorum çünkü asfalt fiyatları neredeyse 3’e katlandı. Muratpaşa’nın yüzde 70’ine de doğalgaz geldi. Geriye kalan yerlere de doğalgaz gelecek ve oraların asfaltı da yenilenecek” diyerek bu konuda çalışmalara devam edeceklerini de vurguladı.

Gerçek bir medeniyet kurmamız lazım

Uysal; “ Medeniyete dönüşmeyen milletler varlığını sürdüremez. Gerçek bir medeniyet kurmamız lazım. Bu ise göstermelik binalar dikerek olmaz. Hem toplumsal hem de bireysel kalkınmayı mümkün kılmamız gerek. Bütçelerin ihtiyaca harcanması ve yerel yönetimlerin de milletin ihtiyaçlarını tespit ederek ona göre proje üretmesi lazım. Mucizeler peşinde koşmak yerine günlük hayatımızı dikkate almamız daha sağlıklı olacaktır. Yükselme ve kalkınma ancak gerçekçilikle sağlanır. Bunun başka yolu yok, diğer türlü hayat standardı kötü kalmaya devam eder” diyerek sözlerini sonlandırdı.

CEYLAN YAŞAR

84 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Seri Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.