Hoşgeldiniz  

Mikro planlama vurgusu

admin | 17 Ocak 2019 | Tüm Manşetler A- A+

 

Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) Başkanı Hakkı Bahar, “Bölge ihracatımızı arttırmak için mikro planlamalara ihtiyacımız var” dedi.

Batı Akdeniz, geçtiğimiz yıl 1 milyar 208 milyon doları Antalya, 281 milyon doları Isparta ve 194 milyon doları Burdur olmak üzere toplamda 1 milyar 755 milyon dolarlık ihracat rakamına ulaştı. Antalya, toplam rakama bakıldığında Türkiye genelinde 1 milyar dolar ve üzeri ihracat yapan 17 il arasına girerken bölgenin bu yıl hedeflediği ihracat rakamıysa 2 milyar dolar oldu.

Türkiye ortalamasının altında
Bölgemiz ihracat değerlerinin arttırılması gerektiğine işaret eden BAİB Başkanı Bahar, “İhracat, sanayinin katma değerli kısmı ve bu nedenle her şeyden önce bir sanayisel planlama yapmak gerekir. Bölgemiz ihracat rakamlarının yüzde 52’si doğal taş ve tarım ürünlerinden oluşuyor. Geriye kalan 24 sektöre baktığımız zaman otomotiv, makine ve kimya sanayii gibi katma değerli sektörler kalıyor. Bölgemizde 0,55 cent olan 1 kilogram ihracat değerimizi geçtiğimiz yıl 0,59 cente yükselterek 1 kilogram ihracat değerimizi yüzde 7 buçuk arttırdık. Bu önemli bir değer; ama Türkiye ortalaması 1,29 dolar. 1 milyar 800 milyon dolara yakın yaptığımız ihracatı, Türkiye ortalamasıyla yapıyor olsaydık önümüzdeki rakam 3 milyar doların üzerine çıkardı. Almanya’da ihracat değeri rakamlarıysa 4 euro ve bu rakama göre ihracat yapsak bölgemiz ihracat rakamları 8 katına yükselecekti.

Mikro planlamanın önemi
İhracatta planlama hususunun çok önemli olduğuna da değinen Bahar, “İhracatçı birlikleri olarak kamuya pazarı anlatırız. Bu ürünlerle ilgili verilecek devlet teşvikleri bize ait değildir. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı şu an bu konu üzerinde ortak bir çalışma yapıyor. Söz konusu sektörleri, bakanlık çalışmaları ve bizim yapacağımız master planlar üzerinden desteklerle süslememiz lazım. Eximbank’ın sadece bölgemize verdiği katkı 1 milyar dolar. Finansmanla sektör bir noktaya kadar gelebilir, asıl önemli olan planlamadır. Dün ve bugünün sentezini yaparak geleceği planlamak çok önemlidir. Şu ana kadar yapılan planlamalar çok geniş çaplıydı; ancak bizim mikro planlamalara ihtiyacımız var. Elimizde sihirli bir değnek yok; fakat sektörümüzü daha üst noktalara taşımak adına tüm gücümüzle mücadele veriyoruz” ifadelerini kullandı.

Rusya pazarını kaptırdık
Antalya tarımının ihracatı konusunda çok önemli bir yere sahip durumdaki Rusya pazarı üzerinde de duran Bahar şunları kaydetti: “Türkiye-Rusya pazarı arasındaki lojistik konum malumunuz açık gemi ve Ro-Ro taşımacılığıyla yapılmakta. Bu hatta Novorossiysk, Soçi ve Gelincik olmak üzere 3 temel liman var. Gelincik Limanı şu an bakım nedeniyle kapalı, Novorossiysk Limanı’nda Ruslardan kaynaklı sorun var. Bu tabloya baktığınızda geriye bir tek Soçi Limanı kalıyor. Ekim ayında, ‘Yaş Sebze-Meyve Uluslararası Satış ve Lojistik Merkezi’ diye bir protokole imza atmıştık. İnşallah bu çalışmalarımızın bir neticesini göreceğiz. Orası 10 milyar dolarlık bir pazar ve uçak krizinin ardından yerimizi başka ülkeler aldı. Bu olaylardan sonra artık domates gibi ürünlerde eski yüksek kotaları almamız zor görünüyor. Bu durum karşısında yılmayacağız. Sebze-meyve dediğiniz sadece domatesten ibaret değil, yüzlerce ürün çeşidi var. Sıradan çalışmalar yapmak yerine farklı çalışmalar ortaya koymalıyız.”

Yatırımcı çekmenin yolları
Bölgemize yatırımcı çekme konusunda lojistik maliyetlerinin çok önemli olduğu yönünde değerlendirmelerde de bulunan Bahar, “Lojistik maliyetlerinin yatırımcıların madencilik, ağaç-orman ürünleri sektöründe yer alan bazı firmalarımız, firmalarını Mersin ve İzmir tarafına kaydırdılar. Buradaki liman koşullarının maliyet olarak farklılaşmasından ötürü belli firmalar yeni yatırımlarını Antalya’ya değil de Mersin ve İzmir’e yaptı. Organize Sanayi Bölgesi’nde artan maliyetler nedeniyle sıkıntı yaşanıyor. Şu an Türkiye’nin en büyük sıvı yağ üreticilerinden olan bir firmanın 42 bin metrekarelik tesisi kapalı durumda. Konuya bütüncül olarak yaklaştığımızda lojistik maliyetleri çok önemli. Yüzde 1’lerin maliyet olarak çok büyük öneme sahip olduğu bir dünyada faaliyet gösteriyorsak lojistik maliyetlerinin bölgeye yatırım yapılabilir seviyelere indirmemiz gerekiyor. Yani lojistik maliyetlerini Türkiye ortalamasına indirmemiz gerekir. Bu konuda kimseye tavır yapmıyoruz, bölgemizin yararına mücadele ediyoruz. Bölgemizin istihdamına ve kalkınmasına katkı sağlamak adına bu konuları belirtmek zorundayız. Ro-Ro taşımacılığını gündeme getirdiğimiz zaman birileri bize cephe aldı. Bugün gelinen nokta itibariyle bu konuda anlaşma sağlandı ve bizler bu konunun takipçisiyiz. Ro-Ro taşımacığıyla lojistik faaliyetlerde ciddi tasarruflar sağlanacak ki bunlar şu an tüm ihracat firmalarının ihtiyaç duyduğu konuların başında yer alıyor” ifadeleriyle sözlerini noktaladı.
Veli AKOĞLU

119 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Seri Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.