Hoşgeldiniz  

Karasu: “Köye dönüş sağlanmalı”

admin | 05 Mart 2019 | Tüm Manşetler A- A+

 

Antalya Ticaret Borsası (ATB) Hububat ve Mamulleri Komitesi Üyesi Yusuf Karasu, tarımsal üretimdeki daralmanın önüne geçmek için köye dönüş projelerinin hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hayata geçirilen desteklemelerin hububat üretiminin sürdürülebilirliği açısından olumlu olduğunu ifade eden ATB Hububat ve Mamulleri Komitesi Üyesi Karasu, desteklerin sadece arpa ve buğdayla sınırlı kalmasının hububat üretiminde rekolte düşüşünün önüne geçemeyeceğini, tarımsal üretimin arttırılması için köye dönüş projelerinin artırılması gerektiğini belirtti.

Yüzde 50’lik düşüş
Geçtiğimiz yıl dövizde yaşanan yükselmenin tarımdaki girdileri iki katına çıkardığını aktaran Karasu, “Tohum, mazot, gübre ve diğer girdilerdeki fiyat artışları nedeniyle köylünün hububata yönelimi azaldı. Geçtiğimiz yılın Kasım ayında yapılan ekimlerde hububat alanlarındaki düşüşün yüzde 50’lere ulaştığını tespit ettik. Üreticilerimiz çok fazla buğday ekmedi. Pamuğa verilen destekler daha fazla olduğu için üreticilerimizin çoğunluğu bu ürünün ekimine yöneldi. Geçtiğimiz yıl açıklanan destekler buğday ve arpaya verildi; ancak mısıra verilmedi. Mısıra destek verilmediği için üretici de destek verilen silaj ekimine yöneldi ve dane mısır ekimini bıraktı. Arpa ve buğdayda 5 kuruş olan prim desteğini yüzde yüz arttırarak bu yı için 10 kuruşa çıkarıldı; fakat artan maliyetler göz önünde bulundurulduğunda bu desteklemelerde yetersiz kalıyor. Pamuğa verilen desteklemeler diğer kalemlerde yetersiz kaldığı için hububat üretimi çok daraldı. 50 lira olan gübrenin fiyatı 100 liraya yükseldi. Yani maliyetler 2 katına çıktı. Böyle olunca da üretici ince eleyip sıkı dokuma başladı. Pamuğa hem devlet desteği hem de kooperatif desteği olunca üretici hububat ekimini bıraktı” dedi.

Destekler artmalı
Üreticinin tarımdan elini çekmemesi için devlet tarafından yapılacak desteklemelerin çok önemli olduğunun altını çizen Karasu, “Piyasa şartlarına göre şu ana kadar ortaya çıkan fiyatlar üreticinin önünü net bir şekilde görmesini sağlayamıyor. Üreticiye öyle destekler verilmeli ki onlar da geleceğe endişeyle değil, güvenle bakabilsin. Üretici geleceğinden ümitsiz olunca üretimi bırakıyor. Hububat üreticisi 2017’de yağış azlığı nedeniyle zarar etti, geçtiğimiz yıl dövizdeki artış nedeniyle zarar etti. Masrafları sürekli artarken cebine giren para miktarı sürekli düşüş gösterdi. Baktı olmuyor, üretimi bırakıp köyünü terk etti. Bu tabloyu tersine çevirmek için üreticinin zarar ettiği yıllarda verilen desteklemeleri mutlaka arttırmamız gerekiyor. Bu yıl hububat ekim alanlarında yüzde 50’ye varan düşüş yaşandı; ama burada bir noktaya dikkat çekmek istiyorum. Gözlemlediğimiz kadarıyla şu an hububat ekim alanlarında düşüş olmasına rağmen hava şartlarının güzel gitmesinden ötürü rekolte de bir artış olacak gibi görünüyor. Henüz Haziran’a kadar çok süre var. Eğer hasat zamanına kadar hava şartlarında olumsuzluk yaşanmazsa hububat ekim alanlarında daralma yaşanmasına rağmen rekolte geçtiğimiz yılın üstüne çıkabilir” şeklinde konuştu.

Köye dönüş projeleri
Tarımdan kopuşların önüne geçmek ve tarımsal üretimin arttırılması için köye dönüş projelerinin çok önemli olduğuna da değinen Karasu, “Ülke genelinde geçtiğimiz yıl hububat üretimi yaklaşık yüzde 6 oranında azalma gösterdi. Yine, tarımsal üretimin merkezi durumundaki köylerimizdeki nüfus azalış oranıysa son 10 yıl baz alındığında yüzde 70’in üzerine çıktı. Köylerdeki nüfus azalışıyla birlikte tarım alanlarındaki daralma yüzde 5, ekili alanlardaki küçülme yüzde 6’lara ulaştı. Nüfus sayısı artıyor; fakat köy nüfusu azalıyor. Artan nüfusla birlikte köyden kente gerçekleşen göçler her geçen yıl maalesef artıyor. İnsanlar köylerde hayatlarına devam etmek istemiyor. Girdiler artınca üretici para kazanamıyor ve çareyi kente göç etmekte buluyor. Özellikle genç nüfusun köylere ve tarımsal üretime olan ilgisi yok denecek düzeye ulaştı. Ülkemiz nüfusundaki genç nüfusun payı azımsanamayacak bir durumda, yani ülkemiz genç nüfusa sahip. Gençlerimizi mutlaka üretime yönlendirmemiz gerekiyor ki bu da projelerle gerçekleşebilmesi mümkün bir durum. Son 10 yıl içerisinde köy nüfusu yüzde 70’in üzerinde, tarım alanları yüzde 5, ekili alanları yüzde 6 azaldı. Geçtiğimiz yıl, bir önceki yıla oranla tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde yüzde 5.8 sebzelerdeyse yüzde 2.6 azalma yaşandı. Yani köy nüfusuyla birlikte tarımsal üretimdeki düşüş kaçınılmaz oldu. Bu tabloyu tersine çevirmemiz lazım; çünkü kırsal nüfus azalırsa tarım nüfusu azalır, tarım nüfusu azalırsa üretim olmaz. Bu da bizi her geçen gün dışa daha bağımlı hale getirir. Bu noktada köye dönüş projeleri çok önemli bir duruma geçiyor” yorumlarında bulundu.

Üreticinin refahı sağlanmalı
Tarımın süreklilik göstermesi için üreticinin refah şartlarının oluşturulması ve bu şartların korunarak geliştirilmesi gerektiğinin altını çizen Karasu, “Üretici, ekonomik şartlarını koruyamazsa başka bir değişle ailesinin geçimini, ailesinin refahını sağlayamazsa üretimi tabiî ki de bırakacaktır. Köy nüfusunun azalması ve bu durumun sonucunda tarımsal üretimin düşmesinin köylerin mahalle statüsüne alınarak imara açılması, bununla birlikte yaşanılan inşaatlaşma, iklimsel faktörler ve miras yoluyla bölünme gibi birçok nedeni bulunmakta. Dünya haritasına baktığımız zaman bu tarz örnekleri birçok ülkede görmemiz mümkün. Bizim ülkemiz çevremizdeki ülkelerle kıyaslandığında, gerek iklimsel özellikleri gerek tarım alanlarının bolluğu açısından adeta bir tarım cenneti durumunda. Bu özelliklerimizi iyi kullanmamız lazım. Köye dönüş projeleriyle üreticiyi koruyan uygulamalar, üreticiyi tarımdan koparmayan, onları tarıma yönlendiren uygulamalar hayata sokulmalı. Bu tarz projelerin acilen hayata geçirilmesi gerekmekte. Sadece hayata geçirmekle kalmayıp bu projeleri en verimli hale getirmemizde büyük fayda var. Özellikle ülkemiz nüfusunun büyük ve önemli bir bölümünü oluşturan gençlerin köye çekilmesi gerekiyor. Gençlerimiz, kentlerde asgari ücretle çalışmak yerine atalarından kalan topraklarının başına geçmeliler ve ülke üretimine katkı vermeliler. Eğer hedefini iyi belirlemiş köye dönüş projeleri hayata geçirilirse gençler köylerde boş durumda duran topraklarını işleyecekler ve asıl kazancın toprakta olduğunun farkına varabilecekler” diyerek sözlerini noktaladı.
Veli AKOĞLU

48 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Seri Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

mecidiyeköy escort ataköy escort beylikdüzü escort

istanbul escort

istanbul escort bayan

porno izle

Reklamı Gizle