Hoşgeldiniz  

KADIN ERKEK EŞİTLİĞİ

Mustafa ECE | 04 Mart 2019 | Köşe Yazıları


Mustafa ECE
mustafaece@hotmail.com

 

Bu günkü yazımı inşallah yanlış anlamadan sonuna kadar sabırla okursunuz. Ne erkeğin nede kadının biyolojik, yani yaratılıştan olan farklılıklarından başka birbirinden üstünlüğü söz konusu değildir. Üstünlüğün takvada yani hassas davranış modelinde olduğunu söyleyen bir inanç sistemine sahibiz. Kadın erkek eşitliğini savunan yeni feminen yapıların yapmak istediklerini anlamadan veya anlamaya çalışmadan insanlığın ne tarafa evrildiğini görmekte mümkün olmayacaktır. Yaratılışı gereği birbirine ihtiyacı olan kadın ve erkeği bir birine nasıl düşürüyorlar, birbirine düşürerek ne elde etmek istiyorlar, iyi tahlil etmek lazım.

Moda ve benzeri tuzaklara zaman içerisinde en çok kapılan kesimi keşfettiler. Artık modanın benimsenip ihtiyaç halini aldığını da gördüler ve hedefledikleri yenidünya düzeninin kurgulanması için kadın ve erkeği birbirine düşman etmek kaldı. Bu arada anne olan kadının toplumun eğitimindeki temel taşı olduğunu bizlere unutturdular. Sen bireysin, kocanın eline bakmadan kendi hayatını idare edersin özgüvenini yükledikleri kadını, kadınlar için olmazsa olmaz iş alanının dışında her alanda istihdam etmeye başladılar. Böylece tüketime hazır bir kitleyi mevcut iş gücünün üzerine bir o kadar daha ucuz iş gücü olarak piyasaya sürdüler.

Toplumumuzda erkek, evinin geçimini sağlayarak aileye katkı yapar. Kadınlarımız da evde çocuklarının eğitimi ve hane halkının doğal ihtiyaçlarıyla ilgilenerek aileye katkı sağlar. Ama gelinen noktada evde çocuklarının eğitimi ve kadının kendisinin de dâhil hane halkının doğal ihtiyaçlarıyla ilgilenmesini esaretmiş gibi görmesi sağlandı. Böylece evin geçimini sağlayan baba ve evinde çocuklarının eğitimiyle uğraşan anne sanki evdeki zaruri ihtiyaçları karşılanmıyormuş, evin geçimi ve huzuru için iş bölümü yapılmamış gibi iş hayatında rakip yaptılar. Böylece ucuz iş gücüne sebep olarak ve fazladan iş talep kitlesi oluşturarak erkeklerinde evlerine götürdükleri para miktarını ve iş bulma ihtimalini düşürdüler. Ama zulüm bununla sınırlı kalmamalı ve arayı daha çok açıp mesafenin kapanmaması için ömür boyu nafaka ile çocuk velayetlerini de dayatmalıydılar. Hâlbuki bunlar kadın erkek eşitliği diye yola çıkmışlardı. Bir gün bile evli kalmış bir erkeğe ömür boyu nafaka cezası kestiler. Evlilik akdini şöyle veya böyle bozacaksın sonra da el olmuş adam, kadının başkasıyla gayri meşru yaşarken bile ömür boyu para ödeyecekse eşitlik bunun neresinde. Bu uygulamalar kadın erkek eşitliği söylemlerinin içinin boş olduğunun açık göstergesidir. Evinin huzuru için uğraşmayı esaret olarak gören kadın, patronunun emir ve ihtiyaçlarına tamam efendim demeye neden razı oluyor. Eğer para içinse evin geçimi zaten zorunlu olarak, bizim kültürümüzde erkeğe ait değil mi? Hem ucuz işgücü olarak erkeğe rakip çıkartılan hem de lüx tüketimi ihtiyaçmış gibi kabullendirilen kadın, evindeki erkeği ömür boyu nafaka zulmüyle sağmal inekmiş gibi görüyorsa bunun neresi eşitliktir. İnsandaki lüx algısı değişince, evdeki zaruri ihtiyaç listeside değişiveriyor. Evdeki küçük anlaşmazlıkların büyütülerek genellenmeside işin cabası oluyor. İş yerlerinde patronun isteğini yerine getirmeyen kadın işçi, el üstünde tutulmayacaktır. Patronu tarafından sert veya yumuşak üslupla uyarılacak gerekirse işten uzaklaştırılacaktır. Şayet kadın uyarılmanın ve işten çıkarılmanın intikamını almak adına bugünkü yasalara göre beni taciz etti demediyse, patron uyarıdan dolayı kınanmayacak veya işten çıkardığı için ömür boyun işten çıkarma ücreti ödemeyecektir. Kadınların ehliyetli oldukları, olmazsa olmaz alanlar hariç diğer alanlarda gaza gelip erkeğe rakip iş gücüymüş gibi hareket edilmesi, sizin olmasa bile istihdam problemi çeken birilerinin evinde ekonomik alanda huzursuzluğa sebep olduğunu unutmamalıyız.

İnanç ve kültürümüze göre ailenin yaşatılmasını düşünen bir gurup duyarlı kişinin Aileyi yıkan (İstanbul sözleşmesi ve 6284 sayılı) yasalar kalksın başlığıyla Türkiye’nin birçok ilinde, merkez camilerde, 8 Mart günü Cuma namazı sonrası yapılması planlanan dua ve basın açıklamasına duyarlılık oluşturmak adına katılım sağlanması önemlidir diye düşünüyorum. Toplumumuza bilerek veya bilmeyerek ailenin kurtarılması diye bir zorluk ekleyenlerin çok iyi bilmesi gerekir ki, bunun doğurduğu acı iki gün sonra sizin kapınızı da çalacaktır. Diyelim ki sizin kapınızı şimdi çalmadı çoluk çocuğunuzu ıskalayacağını zannediyorsanız yanılıyorsunuz. Alev alev yanan ormanda sadece ağaçlar yanmaz, içindeki diğer canlılarda yanar unutmayalım.

54 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Seri Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

mecidiyeköy escort ataköy escort beylikdüzü escort

istanbul escort

istanbul escort bayan

porno izle

Reklamı Gizle