Hoşgeldiniz  

ETCEP NEDEN ŞİMDİ ORTAYA ÇIKTI?

Mustafa ECE | 14 Ocak 2019 | Köşe Yazıları


Mustafa ECE
mustafaece@hotmail.com

 

Önümüzde yerel seçimler var. Herkes bilir ki bu seçimlerde belediye başkanları yani yerel yöneticiler, meclis üyeleri ve muhtarlar seçilir. Ama son zamanlarda hep başardığımız gibi bu seçimleri de beka meselesi haline döndürdük. Kimsenin aklında yokken nedense değişen sistemin sorgulana bileceği kılçığını aklımıza getiriverdiler. Böylece geçtiğimiz yıllarda iktidarların yapamadıkları işlerin bu iktidarda başarıldığını ve bu başarının kaybedilmemesi gerektiğini anlatmaya başladık birbirimize. Hatta mevcut insicamı bozmayalım diye siyasi olumsuzlukların, yerel siyasetteki aksaklıkların ve siyasi hedeflere ulaşma yollarındaki kişisel ahlaki zaafların hepsini görmezden gelelim demeye başladık. Ülkemizin geleceğini ilgilendiren bazı olumsuz konuları bile dile getirmenin ihanetle eş değermiş gibi sözlerle eleştirmeye başladık. Hatta 29 Aralık’ta çıkan bir gazetede yeni Milli Eğitim Bakanımızın Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Programı konulu açıklamalarına bile komplo teorisiymiş gibi baktık. Bize göre bakana tezgâh kurdular ve seçim öncesinde konuşturdular. Bu açıklamayı yaptırarak sırf seçime gölge düşürmek için düğmeye basıverdiler diye, etrafımıza da böyle telkinlerde bulunduk. Gazetedeki bu açıklama birkaç gün sonra Bakanlığın ağzından okul idarecilerine gönderilen WhatsApp mesajlarıyla yalanlandı. Dedik ki gördünüz mü bakın hadise yalanmış. Birkaç gün sonrada bakanlık sitesinden gelen yalanlamayla rahatladık. Böylece Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Programı diye ortaya seçim öncesinde atılan bir garabetin olduğunu gördük. Hatta bu konunun neden uydurulduğunu, ülkenin gidişatına neden zarar verilmek istendiğini anlattık durduk.
Ama Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Programı kanunlaşırken veya kanunlaşmadan önce topluma geniş ölçüde tanıtıldı da bizim haberimiz olmayacak kadar işle güçle mi uğraşıyorduk. Şimdi seçim öncesi mi birilerinin dolmuşuna biniyoruz acaba diye düşünmeye başladım. Bu proje 2014-2016 yıllarında sessiz sedasız uygulandığını hatta müfredatının bile oluşturulduğunu yalanlama esnasında itiraf edildiğini bile görmezden geldik. Her şey tamamda bu toplumda yaşayan ve herkesten fazla ses çıkarmaya hakkı varmış gibi davranan eş cinseller kadarda mı ses çıkarma hakkı yok kendi inancına, ahlakına ve öz kültürüne sahip çıkmak isteyenlerin. Yanlışı geç görmek gibi bir zamanlama hatasından dolayı mı sonsuza kadar susmalıyız. Birilerine göre yanlış olsa da bizim isteğimiz gayet açık ve net toplumun geleceğini, inancımızı ve toplumsal ahlak anlayışımızı bozmaya yönelik olduğuna inandığımız İstanbul Sözleşmesinin iptal edilmesi, bu sözleşmeyle ortaya çıkan yasaların yeniden toplumun duyarlılığına göre ele alınması ve Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Programının tamamen yürürlükten kaldırılmasıdır. Bizim gibi muhafazakâr diye düşündüğümüz iktidarın toplumun duyarlılığını makul görüp dikkate alacağına inanıyoruz. Bu tepkilerin zamanlaması kimlere manidar gelirse gelsin, yukarıda söylediğim gibi yanlışı geç görmek gibi bir zamanlama hatasından dolayı sonsuza kadar susmak zorunda olmamalıyız. İktidarımızın da hatalı tercihlerini görüp erdemli vaziyette telafi edeceğine inancımız tamdır. Avrupa’nın sapkın hayat tarzının bizim toplumumuza yerseniz de yemeseniz de diye dayatılmayacağından eminim. ALLAH(cc)’ın razı olacağı bir hayat sürmemiz dileğiyle doğruda birleşenlere selam olsun. ALLAH(cc)’ın razı olacağı bir şekilde adaletle hükmederek Peygamberlerle haşrolma üstünlüğünü elinin tersiyle geri çevirmeyen idarecilerimize de selam olsun.

129 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Seri Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.