Hoşgeldiniz  

Eğitimciler can güvenliği istedi

admin | 05 Nisan 2019 | Tüm Manşetler A- A+

 

Kamu çalışanlarının can güvenliğinin yeterince sağlanamadığına dikkat çeken Eğitim İş Sendikası Antalya Şube Başkanı Fatin Iltar, “Devleti yöneten iktidar bu görevini yerine getirene kadar daha kaç eğitim emekçisini kaybetmemiz gerekmektedir? diye soruyoruz” ifadelerini kullandı.

Eğitim İş Sendikası Antalya Şubesi, eğitim çalışanlarına yapılan saldırıları kınamak için “Eğitim çalışanlarının can güvenliği sağlanmalıdır” konulu bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Attalos Heykeli’nin orada düzenlenen açıklamaya; Atatürkçü Düşünce Derneği(ADD) Antalya Şubesi, Antalya Kimya Mühendisleri Odası ve Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD) Antalya Şube Başkanı Ayşe Kantarcılar da katılım gösterdi.

“Lanetliyoruz”

Açıklamayı yapan Eğitim İş Sendikası Antalya Şube Başkanı Fatin Iltar, yapılan saldırıyı şu sözlerle kınadı: “Gebze Atatürk Anadolu Lisesi’nde görev yapan müdür yardımcısı Necmettin Kuyucu, öğrencisinin bıçaklı saldırısına uğramış ve hayatını kaybetmiştir. Yapılan saldırıyı lanetliyor, öğretmenimize rahmet, ailesi, yakınları ve tüm eğitim çalışanlarımıza başsağlığı diliyoruz.”

Kamu çalışanlarının can güvenliğinin yeterince sağlanamadığına da dikkat çeken Iltar, “Gün geçmiyor ki, okullarımızda çeşitli şekillerde şiddete uğrayan bir öğretmen haberiyle karşılaşmayalım. Yoksulluk sınırının altındaki ücretlerle, son derece zor çalışma koşulları altında hizmet veren kamu çalışanlarının yaşam güvenliklerini sağlamak devletin en önemli görevleri arasındadır. Devleti yöneten iktidar bu görevini yerine getirene kadar daha kaç eğitim emekçisini kaybetmemiz gerekmektedir? diye soruyoruz” ifadelerini kullandı.

“Şiddetin artmasında etkendir”

Iltar açıklamalarının devamında şu ifadelere yer verdi: “Ne yazık ki, yıllardır yetkililerce hiç bir önlem alınmadığı gibi, her fırsatta öğretmeni değersizleştiren ve hedef gösteren açıklamalar yapılmıştır. Öğretmeni toplum önünde  itibarsızlaştıran bu tür açıklamaların da saldırılarda önemli bir rol oynadığını düşünüyoruz. Bu ve buna benzer uygulamalar onurlu mesleğimizin yıpratılması değil, bir milletin geleceğinin yok edilmesidir. Milli Eğitim Bakanlığı bugüne kadar eğitim emekçilerine yapılan bu saldırılar karşısında sessiz kalmış, velileri en ufak bir olayda içeriğini dahi araştırmadan eğitim çalışanlarını şikâyet ettirme konusunda BİMER, CİMER, Alo 147 vb uygulamalarla her türlü kolaylığı sağlamıştır. AKP iktidarı ve taşradaki temsilcilerinin eğitim emekçilerine dönük söylemleri eğitimcilere uygulanan şiddetin artmasında en önemli etkenlerden biridir. Siyasetin okullara girmesiyle okullara mülakatla atanan müdürlerin liyakatsizliği, devlet geleneğinin ortadan kaldırılması da birer etkendir. Ayrıca AKP iktidarına yandaşlık yarışına giren basın organlarının yapmış olduğu yayınlar ve hedef göstermeler bu tür olayların önünü açmıştır. Bu olayların münferit bir olay olmadığı, sık sık tekrarlandığı görülmektedir.”

Güvenlik vurgusu

Önleyici tedbirlerin alınması gerektiğini de dile getiren Iltar, “Bu nedenle önleyici yasal tedbirlerin alınması zorunlu hale gelmiştir. Eğitimin devlet eliyle eşit, parasız, çağdaş, laik ve bilimsel olarak yapılmasından her geçen gün uzaklaşılarak özel sektöre devri konusunda hız kesilmeden devam etmektedir. Artık yeter diyoruz. Eğitim-İş olarak isteğimiz; okullarımız güvenli alanlar olmalı, tüm eğitim emekçileri ve öğrencilerimizin can güvenliği mutlaka sağlanmalıdır. Bunların sağlanması için Milli Eğitim Bakanlığı’nı göreve davet ediyoruz. Unutulmamalıdır ki, öğretmenlerimiz şiddete maruz kaldıkça, itibarsızlaştırıldıkça bu ülkenin yarınlara yürümesi mümkün olmayacaktır” diyerek yetkililere acil çağrıda bulundu.

 “Durumun vahametini görürsünüz”

Son yaşanan olayın kendilerini oldukça üzdüğünü ve kaygılandırdığını da belirten Iltar, “Eğitim, televizyonuyla, sağlığıyla, sokağıyla aslında bir bütündür. Bugün televizyondaki şiddet içerikli dizilere, sokaklara veya devleti yönetenlerin ağızlarından çıkanlara baktığınızda durumun vahametini görebilirsiniz. Biz okulda öğrencilere birçok şey öğretiyoruz ancak yöneticilerin dili insanları ötekileştirmek üzerine kurulu. Özellikle seçim döneminde tepedekiler ağza bile alınmayacak bir takım sözlerde bulundular. Biz işte tam da bu yüzden eğitimin her yönüyle, her şeyiyle bir bütün olduğunu savunuyor ve bu konunun tüm basın ve yayın organlarında işlenmesi gerektiğine inanıyoruz. Eğitim sadece dört duvar arasında ve 40 dakika ders işlenerek yapılmaz. Bugün eğitimde büyük bir başıboşluk ve sorumsuzluk söz konusu. Biz eğitim çalışanları olarak, Milli Eğitim Bakanlığı’ndan icra istiyoruz, hizmet istiyoruz, eğitim sistemine yönelik çalışmalar istiyoruz. Milli Eğitim Bakanı icra makamı olarak hareket etmeli ve sorunlarımıza çözüm üretmelidir” diye konuştu.

 “Dalga geçmektedir”

Iltar, “Eğitim çalışanlarına uygulanan şiddet özellikle AK Parti iktidarında hızla artış gösterdi. Bu kadar insan şiddet görür veya öldürülürken, öğretmenlik mesleği itibarsızlaştırılırken Milli Eğitim Bakanı hala öğretmenlere sahip çıkmamaktadır. Milli Eğitim Bakanı Gebze’de gerçekleşen olaya dair hala daha bir mesaj yayınlamamıştır. Bu bizleri üzmektedir. Bugün Sağlık Bakanlığı, İç İşleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı gibi pek çok bakanlık personelleriyle ilgili yasal düzenlemeler yaparak personeline sahip çıkmaktadır. Ancak Milli Eğitim Bakanı’mız ‘Öğretmenlerin 3 ay tatili var’ diyerek adeta bizlerle dalga geçmektedir.” değerlendirmesinde bulundu.

Ceylan YAŞAR

65 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Seri Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.