Hoşgeldiniz  

Deprem riski azalmadı

admin | 29 Ocak 2019 | Tüm Manşetler A- A+

 

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından Türkiye’nin deprem haritası 22 yıl aradan sonra güncellendi. Güncellenen yeni haritaya göre 46 ilde deprem riski tehlikesi azalırken, 6 ilde deprem riski oranı arttı.

En son 1996 yılında yayınlanan deprem bölgeleri haritası Mart 2018’de yenilendi ve resmen 1 Ocak 2019 tarihinde yürürlüğe girdi.

AFAD’ın yaptığı açıklamaya göre proje, başkanlıkları tarafından yürütülmekte olan Ulusal Deprem Araştırma Programı (UDAP) kapsamında desteklendi ve Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) tarafından da  destek verildi. Ayrıca Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği de aynı tarihli Resmi Gazete’de yayınlanmış olup, eş zamanlı olarak yürürlüğe girdiği bilgileri kaydedildi.

Güncellenen yeni harita, en güncel deprem parametreleri, yeni nesil matametiksel modeller ve deprem katalogları dikkate alınarak hazırlanırken yürürlüğe giren harita ile Türkiye’nin en tehlikeli görülen deprem alanı oranı yüzde 42’den yüzde 17’ye indi. Eski haritada binaların yüzde 44’ü tehlikeli gruptayken yeni haritada bu oran yüzde 26’ya düştü.

RİSKİN AZALDIĞI İLLER NERESİ?

Yeni deprem haritasında aralarında Antalya’nın da bulunduğu; Adana, Bursa, Diyarbakır, Eskişehir, Antep, Kayseri, Kırşehir, Malatya, Muğla, Mersin, Samsun, Urfa ve Van’ın gibi illerin de bulunduğu 46 ilin deprem riski azaldı.

Deprem riski artan 6 il ise sırasıyla Tekirdağ, Aksaray, Karaman, Rize, Erzurum ve Trabzon şeklinde açıklandı.

ANTALYA’DA RİSK AZALMADI

01 Ocak 2019 tarihiyle yayınlanan ‘Türkiye Deprem Tehlike Haritası’ ile ilgili konuşan Antalya Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Bayram Ali Çeltik, “Bu harita ile ilgili olarak, Antalya Jeoloji Mühendisleri Odası olarak yaptığımız ilk gözlemlerimiz sonucunda, hassas bir ‘Tehlike Haritası’ hazırlanmış olduğu görülmüştür. Bu haritadan yola çıkarak Antalya ilimizin ve diğer bazı illerin deprem riski azaltıldı şeklinde bir yorum yapmak doğru olmayacaktır. Çünkü bu harita AFAD’ın kendi internet sayfasında ve yayımlamış oldukları raporlarda da belirtildiği gibi bir ‘Deprem Tehlike Haritası’ olup kesinlikle ‘Deprem Risk Haritası’ değildir. Bu haritayı Deprem Risk Haritası olarak isimlendirmek ve bu şekilde yorumlamak için, meydana gelen depremde her bir binada oluşacak hasarın, çevre üzerindeki etkinin, meydana gelecek ölümlerin ve ekonomik sonuçlarının da hesaba katılması gerekmektedir ki bu çok mümkün değildir” dedi.

VATANDAŞ YAŞADIĞI YERİ SORGULAMALI

Günümüzde gelişmiş ülkelerin birçoğunda, yapılaşma sürecindeki zemin güvenlik katsayılarının Deprem Tehlike Haritaları göz önüne alınarak belirlendiğini ve Türkiye’de de bu yönde bir uygulamaya bu harita ile birlikte geçildiğini söyleyen Çeltik,”Yayımlanan yeni deprem tehlike haritasında en büyük yer ivmesi dikkate alınarak depremsellik durumu belirlenmiş, yaklaşık 20 yıl önce hazırlanan haritada yer alan keskin sınırlar ve deprem bölgeleri kavramı ortadan kaldırılmıştır. Çünkü yeryuvarı homojen bir yapıda olmadığından, meydana gelecek depremlerin sadece bir noktayı etkilerken hemen 100 kilometre ötesindeki bir noktayı etkilememesi mümkün değildir. Şu anda vatandaşlarımız e-devlet üzerinden bu haritaya ulaşabilir ve yaşadıkları bölgenin durumunu inceleyebilirler. Eski harita ile Antalya ilinin tamamında zemin güvenlik katsayısı 3 alınırken, yeni harita ile yapının yapılacağı noktanın koordinatları girilerek hassas bir şekilde tam o noktanın güvenlik katsayısı belirlenebilmektedir ki bilimsel bir yaklaşım bunu gerektirmektedir” şeklinde konuştu.

BU FAYLAR UNUTULMAMALI

Türkiye Deprem Tehlike Haritası’nın interaktif bir harita olup, oluşacak depremler ile sürekli güncellenmeye devam edeceğini ifade eden Çeltik, “Böylelikle yapı sektörünün, bölgelerde gelişecek yeni koşullara adapte olması ve bu koşullara karşı önlem geliştirmesinin önü açılmış olmuştur. Tüm bu açıklamadan anlaşılması gereken, yürürlüğe giren yeni harita ile ‘Antalya’nın Deprem Riski Azaltıldı’ şeklinde bir yorum son derece yanlıştır. Bunun önüne geçilmesi için kamunun daha açık bir şekilde bilgilendirilmesi gerekirken bu konuda eksiklikler söz konusudur. Ayrıca Antalya ve yakın çevresinde yer alan ve deprem üretme riski olan belli başlı aktif faylar; Kemer – Döşemealtı fay sistemi,  Kaş -Kalkan fay sistemi,  Aksu fay sistemi,  Eğirdir -Kovada graben fayları, Dinar fayı, Fethiye -Burdur fay sistemi, Ağlasun -Dereköy fayı ve Isparta -Kayıkoy fayıdır” dedi.

FARKINDALIK İÇİN ÇALIŞIYORUZ

Antalya Jeoloji Mühendisleri Odası olarak bu konuda farkındalık yaratmak için bilgilendirme çalışmaları planladıklarının haberini veren Çeltik, “Süleyman Demirel Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Fuzuli Yağmurlu ve Akdeniz Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü araştırma görevlisi Jeoloji Yüksek Mühendisi Koray Koç’a katkıları için teşekkürü borç bilirim” diye konuştu.

Gonca ÖZTÜRK

107 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Seri Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.