Hoşgeldiniz  

ATSO 137’inci yaşını kutladı

admin | 04 Nisan 2019 | Tüm Manşetler A- A+

 

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Davut Çetin, “Güçlü bir meclis, güçlü bir adalet sistemi, bağımsız ve tarafsız medya gerçek bir demokrasinin olmazsa olmazıdır” dedi.

ATSO’nun 137’nci kuruluş yıldönümü özel bir etkinlikle kutlandı. ATSO Meclis Salonu’ndaki 137’ncİ yıl kutlama törenine Antalya Vali Yardımcısı Aydın Ergün, İl Emniyet Müdürü Mehmet Murat Ulucan, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, Döşemealtı Belediye Başkanı Turgay Genç, Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen, ATSO Başkanı Davut Çetin, Antalya Deniz Ticaret Odası (DTO) Başkanı Ahmet Çetin, ATSO eski başkanlar, meclis üyeleriyle çok sayıda davetli katıldı. Törende konuşan ATSO Başkanı Davut Çetin, “Türkiye artık her gününü, her saatini en iyi biçimde değerlendirmelidir. Ekonomisiyle, siyasi sistemiyle, demokrasisiyle, kentleriyle çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkma hedefinde büyük adımlar attığını dünyaya göstermelidir” dedi.

Kaybedeni olmayan seçim
Yerel seçimlerin geride kaldığını belirterek konuşmasına başlayan Başkan Çetin, “Türkiye’de yaşayan 83 milyon vatandaşımız, yurtdışında yaşayan 6 milyon vatandaşımız, Balkanlar’dan Çin’e kadar uzanan coğrafyadaki Türk dünyası, Türkiye Cumhuriyeti’nin başarılarıyla gurur duymalıdır. Türkiye, bütün sorunlarına rağmen Müslüman ülkeler arasında en ileri düzeydeki ülkelerden birisidir. Balkanlardan Çin’e kadar olan coğrafyada sanayi, tarım ve hizmet sektörlerinin hepsinde birden başarı yakalamış tek ülke Türkiye’dir. Elbette, demokraside ve ekonomide çok daha ileri düzeyde olmamız gerekirdi, ama geldiğimiz noktanın değerini bilmeli, sorunlarımızı konuşmalı ve yeni bir atılım sürecine girmeliyiz. 31 Mart pazar günü Türk demokrasisi önemli bir sınavdan geçmiştir. Seçim sürecinde ve seçim gününde bazı medya kuruluşları görevlerini gereği gibi yapmamışlardır. Bunlara rağmen seçim sonrasında Sayın Cumhurbaşkanı çok yapıcı bir konuşma yapmıştır. Siyasi parti liderleri yapıcı, gerilimi azaltan ve demokrasimizi güçlendirici bir yaklaşım sergilemişlerdir. Seçim sonuçlarının Türkiye ve Antalya için hayırlı olmasını diliyorum. Milletimiz kaybedeni olmayan, birleştirici, gerilimi azaltıcı bir seçim sonucuna imza atmıştır” ifadelerini kullandı.

Ekonominin önünü açacak reformlar
Seçimin ardından yapılması gerekenlerle ilgili değerlendirmelerde bulunan Çetin, “İstanbul seçim sonucunun da milletimizin güvenini zedelemeden hızla netleşmesi, Türkiye demokrasisinin seçim sınavından başarıyla çıkmasını sağlayacaktır. Dijital çağda başarının koşulu uzlaşmaya dayanan işbirliği kültürüdür. Tarım toplumunda sadakat, sanayi toplumunda liyakat, sanayi sonrası dijital toplumda ise işbirliği önemlidir. Bu nedenle her tür ayrımcılığı bırakarak uzlaşma ve işbirliğiyle çalışmayı öğrenmeliyiz. Bu çerçevede, bugünden itibaren              demokrasimizi güçlendirecek yeni bir siyasi reform çalışması başlamalıdır. Siyasi partiler ve seçim yasası gözden geçirilmelidir. Milletvekilliği kurumu ve meclis güçlendirilmelidir. Siyasi partilerde delege sistemi değişmelidir. Çünkü güçlü bir meclis, güçlü bir adalet sistemi, bağımsız ve tarafsız medya gerçek bir demokrasinin olmazsa olmazıdır. Demokrasinin ve kalkınmanın kentlerden başladığını dikkate alarak yeni bir yerel yönetim sistemi kurmalıyız. Bakanlıklar, valiliklere ve belediyelere yetki devri yapmalıdır. Belediye meclis sistemi değişmelidir, belediye meclis üyelerinin çoğunluğu parti delegesi değil,  STK delegesi olmalıdır. Sayın Cumhurbaşkanı, bir reform sürecinin başlayacağını açıklamışlardır. Bu reformların demokrasimizi güçlendirerek, ekonominin önünü açacak reformlar olmasını ümit ediyorum” diye konuştu.

Üretimden yana teşvik sistemi
Çetin sözlerini şöyle sürdürdü: “Ekonomide yaşadığımız sorunlar, artık geçici makroekonomik sorunlar olmaktan çıkmış, uzun süreli yapısal sorunlar haline gelmiştir. Türkiye altyapıda, savunma sanayinde başarı göstermiş, fakat üretim yapısında aynı başarıyı yakalayamamıştır. Sanayimiz endüstri 2.0 ve endüstri 3.0 arasında kalmıştır. Tarım sektörümüzün bir kısmı güçlü ve modern üretici örgütlenmesi olmadığı için çağın gerisinde kalmıştır. Ticaret sektörümüz kayıtdışılık hastalığından kurtulamamıştır. Bu yapısal sorunların birikmesi cari açık, dış borç, döviz yetersizliği sorunlarını büyütmüş, enflasyonun ve işsizliğin artmasına neden olmuştur. Ekonomide güven artışı için Merkez bankası, BDDK gibi kurumların bağımsızlığı güçlendirilmelidir. Piyasa mekanizmasını bozacak müdahalelerden kaçınılmalıdır. Üretimden yana bir vergi ve teşvik sistemi getirilmelidir. İstihdam üzerindeki vergi yükü kalıcı olarak azaltılmalıdır. Önümüzdeki hafta ekonomideki finansman sorununu çözmeyi, enflasyonu ve bütçe açığını azaltmayı hedefleyen yeni bir ekonomi programı açıklanmasını bekliyoruz. Yapısal ve kurumsal reformları başlatacak bir program, ekonomide güven artışı ve toparlanmayı sağlayacaktır.”

Güçlü ekonomi, güçlü kent kültürü
ATSO’nun 137 yıldır kent ve ülke ekonomisine büyük katkı sunduğunu da aktaran Çetin, “Odamız, Türkiye’de ticaret ve sanayi odaları arasında en ileri, en başarılı odalar arasındadır.  Odamız, tarihi boyunca Antalya ekonomisine öncülük etmiş, her sektörün gelişmesine katkı yapmıştır. ATSO, her zaman sektörlerine vizyon veren, sektörlerinin sorunlarının çözümüne destek olan, Antalya’nın temel meselelerine sahip çıkan bir kurum olmuştur. Bugün de Oda olarak turizm tanıtımına, tarım ve sanayi ihracatına, e-ticarete, sanayide inovasyona, kültür ve sanata ciddi katkılar sağlamaya devam ediyoruz. Antalya Ticaret Borsamızla, bölge oda ve borsalarımızla güzel bir işbirliği içerisindeyiz. SİAD’larımız ve Mühendis Odalarımızla birlikte çalışmaya başladık. Bu birlikteliğimizin Antalya için yararlı ortak projeler doğuracağına inanıyorum. Önümüzdeki günlerde özel sektör olarak belediye başkanlarımızla bir araya gelmeyi ve Antalya’nın öncelikli meselelerini yeniden ele almayı planlıyoruz. Antalya’da kamu ve özel sektör olarak, daha güçlü bir işbirliğini başarmalıyız. Particiliği, grupçuluğu bırakıp birlikte çalışmayı öğrenmeliyiz. Kurumlarımızı her tür tartışmanın, kişisel konuların üzerinde tutmalı ve kurum kültürlerimizi güçlendirmeliyiz. Yerel yönetimler Antalya ekonomisine güç katacak çalışmalara daha fazla önem vermelidir. Yerel yönetimlerimiz turizm ve ticaret dostu, çevreci kentsel gelişme ilkelerine sahip çıkmalıdır. Belediyelerimiz kaynaklarını ve zamanlarını şirket kurmaya değil,  ulaşım mühendisliği, dijital kentleşme, yönetişim modelleri, kentsel dönüşüm gibi uzmanlık isteyen alanlara kullanmalıdır. Kalkınmaya destek, sosyal örgütlenme, sosyal girişimcilik ve sosyal yenilikçilik yoluyla verilmelidir. Hep birlikte Antalya turizmi, tarımı ve ticareti için yapmamız gereken çok iş vardır. Güçlü bir ekonomi için güçlü bir kent kültürü gerekir. Antalya’da ticari alan planlaması, işyeri açılış kriterleri, kaldırım işgalleri, otopark kuralları gibi konular gözden geçirilmelidir. Kaleiçi’ni ve kent merkezini her bakımdan birlikte ele almalı, kurallar koymalı, kent turizmini ve ticaretini geliştirecek adımlar atmalıyız” dedi.

Katılımcılığa dikkat çekti
Verimliliğin Türkiye için hayati bir önem taşıdığını aktaran Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen ise “Gerek kamu gerek iş hayatının verimliliği Türkiye’yi kurtaracak sihirli bir sözcüktür. Bir işletmeyi ele aldığınızda verimlilik neyse ülkeyi ele aldığınızda da verimlilik aynı şeydir. Bir büyük siyasetçinin elindeki sihirli sopayla ülkeyi birdenbire kalkınmış bir ülke haline getirmesi gibi bir örnek dünyanın hiçbir yerinde ve tarihin hiçbir döneminde gerçekleşmemiştir. Böyle bir beklenti içerisinde ve bu beklentiyi karşılamak için siyaset yapan kişiler değiliz. Demokrasinin tüm unsurlarını gereğince yerine getirmek dileğiyle halkı layıkıyla temsil etmek ve bize verilen yetkileri asla aşmadan, asli fonksiyonlarımızın dışına çıkmadan görev alanlarımızda verimliliği gerçekleştirmek üzere çalışacağımızı sizlere beyan edeyim. Demokrasinin en vazgeçilmez unsuru, demokratik katılımın toplumun tüm katmanlarında gerçek anlamda yaşanmasıdır. Bu nedenle bizi ne zaman çağırırsanız Antalya için gerekli olan her türlü konuda tüm davetlerinize koşa koşa geliriz” diye konuştu.

Plaket alanlar
Konuşmaların ardından plaket törenine geçildi. Törende, ATSO’da 10 yıl görev yapmış olan meclis üyelerinden Adnan Saraç, Ayhan Kızılsavaş, Cem Onay, Cihangir Deniz, Hasan Taş, Mücahit Turgut, Özkan Işıldar, Salih Peker, gerçek ve tüzel kişi olarak kayıtlı en eski faal üyelerden, Ziya Aydemir, Alper Öztekin, Hasan Kilit, Kalender Çiçekçilik, Kimtek ve Hasan Sıtkı Pırıltı ilk plaket sunulan isimler oldu. Bu isimlerin ardından 2017 yılı itibariyle Gelir ve Kurumlar Vergisi kategorilerinde sıralamada ilk üç sırada yer alan ATSO üyelerinden gelir vergisi kategorisinde, Hüseyin Gedik, Ali Özkan, Mehmet Dikmen plaket alırken kurumlar vergisinde ise Fraport Tav Antalya Terminal İşletmeciliği A.Ş., Eti Elektrometalurji A.Ş., Yüksel Tohum Tarım Sanayi ve Ticaret A.Ş. ilk üç sırada yer alıp plaket alan isimler ve kurumlar oldu. Yine 2017 yılı itibariyle Gelir ve Kurumlar Vergisi kategorilerinde sıralamada birinci olan temsilciliklerde kayıtlı ATSO üyelerinden gelir vergisi kategorisinde, Akseki Gelir Vergisi-Hüseyin Ruhi Tellioğlu, Elmalı Gelir Vergisi-Hamdi Özekin, Gazipaşa Gelir Vergisi-Ali Oğuz, Korkuteli Temsilciliği Gelir Vergisi-İbrahim Yavaş, kurumlar vergisinde Akseki Kurumlar Vergisi-Ömer Duruk Tesisleri Pet.Ürn.Oto Yedek Parça Gıda Tur.Tic.ve San.Ltd.Şti., Elmalı Kurumlar Vergisi-Kurubaş Petrol Nakl. Tic. Ltd.Şti., Gazipaşa Kurumlar Vergisi-Çataloğlu İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş., Kemer Kurumlar Vergisi-Pgs Otelcilik Turizm Ticaret A.Ş., Korkuteli Kurumlar Vergisi-Anadolu Süt Petrol Nak.İnş.Tur.Hayv.Mant.San.ve Tic.Ltd.Şti., Serik Kurumlar Vergisi-Nunhems Tohumculuk A.Ş. plaket aldı.
Veli AKOĞLU

66 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Seri Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.