Hoşgeldiniz  

Antalya Baro Başkanı: “Sesimiz kısılmayacak”

admin | 08 Nisan 2019 | Tüm Manşetler A- A+

Antalya Barosu Avukatlar Günü dolayısıyla gala düzenledi. Bütün avukatların Avukatlar Günü’nünü kutladıığını söyleyen Antalya Baro Başkanı Polat Balkan, “Herkesin sesi kısılsa bizim sesimiz kısılmayacak. Herkes sussa biz susmayacağız. Gerçek bir adalet getirinceye kadar mücadele edeceğiz” dedi.

“Uganda, Tanzanya ve İran’dan gerideyiz”

Cumhuriyet tarihinin en ağır ve karanlık sürecinden geçiyoruz diyen Balkan, “Geçenlerde iki uluslar arası veri açıklandı. Gerek yargı bağımsızlığı endeksi gerekse hukukun üstünlüğü endeksinde Uganda, Tanzanya ve İran’dan gerideyiz. Bunun sorumlusu avukatlar değil. Bunun sorumlusunu hepimiz biliyoruz. Adaletin zerresini, hukukun kırıntısını aradığımız günlerden geçiyoruz. Bu karanlık döneme damgasını vuran bazı siyasal davalar vardı. Biz de Antalya Barosu olarak kendi ilkelerimiz ve değerlerimiz doğrultusunda birçok siyasi ve toplumsal davayı izlemeye çalışıyoruz. İki örnekten söz edeceğim size. Biri Çağdaş Hukukçular Derneği üyeleri avukatların yargılandığı dava bir diğeri ise ise Türk Tabipleri Birliği üyelerinin yargılandığı davadır “ dedi.

“8 saat bile duramadı”

Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi olan avukatların duruşmasından bahseden Balkan, “Bu davanın Eylül ayında yapılan ve 5 gün süren duruşmasının sonunda mahkeme heyeti suçun basit ve mahiyeti değişme olasıdır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin uzun tutukluluk sürelerine ilişkin Türkiye aleyhinde verdiği kararlar ve yargılanan kişilerin avukat olmalarına vurgu yaparak oy birliğiyle meslektaşlarımızın tahliyesine karar verdi. Hep kendi kararlarının arkasında 24 saat bile duramayan mahkemeler dedik ama doğrusu şudur; o mahkeme kendi kararları arkasında 8 saat bile duramadı. Gelen bir telefon ya da baskıyla savcılığın itirazı üzerine aynı mahkemece yine oy birliğiyle meslektaşlarımızın tutuklanmasına karar verildi ve İstiklal Caddesi’nde birçoğu yaka paça diğer avukat arkadaşlarının gözünün önünde göz altına alındılar” ifadelerini kullandı.

Polat Balkan, “Diğer duruşma ise Aralık ayında yapıldı. Aralık ayında yapılan ve 3 gün süren duruşmanın sonunda mahkeme bir ara karar aldı. Bir sonraki celse 18-21 Mart olarak verildi. 5 Aralık’ta yapılmıştı mahkeme, 5 aralıktan sonra 35’inci gün bir kısım sanıklar müdafileri bir tahkikat kararı yönünde mahkemeye yazılı başvuruda bulundular. Birinci tanık olduğumuz için bu kadar rahat anlatıyorum. Hukuk tarihinde olmayan ve olamayacak şeylere tanıklık ediyoruz. Mahkeme tefzi tahkikat taleplerinin ki ceza yargılamasını ilk kez duyduk. Bu da tarihimize geçti. Makul sürede verilmediği gerekçesiyle dosyayı savcılık makamına gönderdi. Duruşma savcısı bunun ceza hukukunda hiçbir anlamı ve değeri yoktur, böyle bir istekte bulunamaz gerekçesiyle esas hakkında mütalaasını vermedi. Mahkeme İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına tenkit yazdı. İkinci savcı da esas hakkında mütalaa vermedi. Üçüncü bir savcı bulundu. Onlarca yüzlerce klasörden binlerce sayfadan oluşan dosyada o güne kadar dosyanın kapağını açmayan bir savcı tarafından esas hakkında mütalaa verildi. Bunun hukukta açıklanacak bir yanı yok. Biz de izleyici olarak gözlemci olarak duruşmaya girdik. Girerken bile birçok zorluk yaşadık. Jandarmayla itiş kakış ettik. Sanıklar ve müdafilerin temel bazı istekleri vardı. Evrakta isimler soyisimler taraflar tarihler sahtecilik iddiası var. Mahkeme bu iddiaları çürütmeye bile gerek duymadı. Yalnızca neden yargılandıkları için değil, adil yargılanmak için açlık grevine başlamışlardı. Gizli bir tanık vardı dosyada. İ.Ö diye kısaltılıyor. 141 dosyada gizli tanık bu kişi. Sanıyorum bizim hukuk sistemimizde bizim bilmediğimiz kadrolu gizli tanıklar tahsis edilmiş, bu arkadaşlara göz göre göre hukuk katledile katledile 3 yıldan 18 yıla kadar ceza verildi” diye konuştu.

“Flaş bellek verileri”

Türk Tabipleri Birliği üyelerinin yargılandığı davanın gidişatından da bahseden Balkan, “2 duruşmasına da katıldık çok güzel savunmalar hazırlamışlar. İddianameye konulan olay 10 bin satırlık bir basın açıklaması ve özeti şu; savaşa hayır savaş bir halk sağlığı sorunudur, barış hemen şimdi. Bu sözler nedeniyle yargılanıyorlar. Çok iyi savunmalar yapıldı. İlk duruşma akşama kadar sürdü. Akşamüzeri mahkeme heyeti dosyayı savcılık makamına verdi. Biz de o ana kadar sayın savcıyla göz teması kuramadık. Bilgisayarın arkasında muhtemelen cep telefonuyla oynuyordur. Herkesin gözünün önünde mahkeme savcılığa görüşünü sordu, flaş belleği çıkardı katibe verdi. Sanki o yargılama ve savunmalar hiç yapılmamış gibi kopyala yapıştır flaş bellekte ki veriler mahkeme tutanağına geçirildi” ifadelerine yer verdi.

“Öfke, kin bitmiyor”

Üçüncü ve ek olarak yayınlanan Gezi iddianamesiyle ilgili de konuşan Balkan, “Geziye olan öfke, kin bitmiyor. Gezi iddianamesini satır satır okumaya başladık, şu ana kadar yaklaşık 200 sayfa okuduk. Çok enteresan iddialar var. Kanıt yok ancak savcıların kabulüne göre yaklaşık 200’e yakın sivil itaatsizlik eylem var. Haziran ayında yargılanması başlayacak, Antalya Barosu olarak o davayı da izleyeceğiz” diye kaydetti.

“Sesimiz kısılmayacak”

Balkan sözlerini şöyle tamamladı: “Herkesin sesi kısılsa bizim sesimiz kısılmayacak. Herkes sussa biz susmayacağız. Bıçak kemiğe saplanmış olsa da iyimser bir kararlılıkla sonuna kadar bu memlekete gerçek bir hukuk düzeni inşa edilinceye kadar, gerçek bir adalet getirinceye kadar mücadele edeceğiz. Bunun sözünü hep birlikte veriyoruz.”

Konuşmanın ardından gece müzik dinletisi ve avukatların kutlamalarıyla devam etti.

Gonca ÖZTÜRK

53 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Haber Seri Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.